Her günün farklı bir ışığı vardır ve her günün ışığı bize yeni bir günün ışığını yarattırmaktadır, farkındaysak olur, değilsek, her gün birbirinin aynısı olur, ışığı yakmak gerek, işte bu!
Ay : Aslan ( 06:08 itibariyle boşlukta ) (
09:54 itibariyle )
Günün Yöneticisi : Venüs
Bugün Venüs günü ve Venüs balıkta, Mars
ile kare, Neptün ile kavuşum, eril ve dişil arasında bir gerilim söz konusu, bu
anlamdaki denge ve birleşme önem kazanıyor, içsel anlamda yüksek bir
bütünleşmeye ihtiyaç duyuyoruz! İkili ilişkilerde daha ruhsal bir anlam
arıyoruz! Mars, Neptün ile kare! Beden ile ruh arasına sıkışmış ilişkiler
çatırdayarak bir dönüşüm dahilinde! Ay tutulmasına( 23 Mart ) doğru
ilerliyoruz, Ay tutulması terazi burcunda gerçekleşiyor olacak, dispozitörü
Venüs, ilişkilerde ruhsal çözülmeler, bu anlamda birleşmeler ve ayrışmalar! Bu
sürece izin verebilmek ve burada içsel anlamlarımızın farkına varabilmek
önemli! Merkür balıkta, bilinçdışı uyanık, etkiler derin! Ay Aslana geçti, Mars
ile üçgeni var, girişimlerde destekleyici bir açı! İçimizdeki çocuk ışığını
saçma arzusunda, ona izin verin, daha anda kalarak hareket edin! Bilin ki olan
her şey hayrıyla ve içinde sakladığı mesajıyladır! Okumak ve anlamak gerek! Gün
titreşimi sürecin bir tamamlanma süreci olduğundan bahsediyor, özellikle son üç
günü düşünün! Rehber kartımız ‘’denge’’ iç sesimize kulak vererek süreçleri
yorumlamamızı öngörüyor. Kalıpların dışına çıkın ve oradaki özgür ışığı yakın
ki okuyup anlayın! Şimdilik bu!
Bugün Güneş günü ve ‘’AŞK’’ günü! Güneş,
kahramandır ve o bizdir aslında, yaşamda bir yolu vardır. Güneşin doğumu, bizim
doğumumuzdur. Güneş tepe noktasına vardığında, insan, yoluyla buluşur. Bu,
yaşamdaki doruk deneyimlerden biridir ve Güneş yavaş yavaş alçalır. Ben, yerini
‘’sen’’ olana doğru bırakmaya başlamıştır. Akşam saatleri itibariyle Güneş yani
kahraman yani biz sulara gömülmeye başlamıştır. Daha derinlere iniliyordur.
İşte ‘’AŞK’’, orada doğan ışıktır. Derinlerdeki uyanış, bilinmeyene yolculuk,
karanlığın aydınlanışı, ben olmadığına inandığımızın içindeki beni bulmak,
aradığım Tanrıyı, kendim olarak bulmak… Bu kısım sancılıdır. Nefes almak sanki
hiç de kolay olmayacakmış gibi gelir bu bilinmezlikte; halbuki nefes şimdi,
gerçek ışığına ulaşacaktır ve karanlıklara inilir. İnsan önce ölür, suyun
derinliklerinde akciğerler yeterli değildir. Ardından aslında ölmediğini,
dönüştüğünü fark eder. İçindeki karanlık karşısına dikilir: ‘’ Bunların hepsi
oyun, burada kimse sana karşı dürüst davranmıyor, kalk git, geri dön, bir daha
da gelme! ‘’ der! Ya kalkar gidersin ve ‘’tamamlanamamış bir yaşam’’ olursun ya
da cesur olur, tabuları yıkar ve yolu açarsın! ‘’ Ben, ben olurum bende ve o
ben, muhakkak ki yolum olan ışığın içinde! ‘’ dersin, akar geçersin ve
yenilenir gören gözün! Yıldızlarla iletişim kurmaya başlarsın! Hatırlarsın!
Sırrı bulur yüreğin, henüz biliyor değilsen de artık sezebilirsin. Derken
karanlığın en karanlık olduğu andır uyanan! Gece gark eder kendine seni! Derin
derin nefesler alırsın ve rüyaların ötesindeki gerçek olan yaşamla tanışırsın!
Ne eskisi gibidir ne de bu kadarı tahmin ettiğin! Barışırsın! Tüm yolculuk ve
bu yolculuktaki tüm parçalarınla… Anlarsın, herkes görevini yerine getirmiş ve
hazırlamıştır seni bu yeni doğuma ve Güneş doğar. O doğan, sensindir. O sen, o
sen değil ve bu sen, senden de ötedir. Aradığın aşk, sen olursun; çünkü artık
‘’AŞK’’ olursun. Yol arkadaşlarınla buluşursun; çünkü hatırlamışsındır artık,
çağrıların duyulur ve yüreğin yolu biliyordur. İşte bu!
Güneş kovada ve akrepteki Mars ona kare
yapıyor! Şu an Güneşin yani kahramanın yani bizin bütünle kurduğu en önemli
ilişki bu! İçimizdeki savaşçının, ruhumuzdaki ölüm ve yenideki doğumuna izin
vermek; çünkü yarın bugünde doğuyor ve bugün, yarının ışığıdır! Bugün ışık
olmasa, yarın mı kalır? O ışık her şeyde olan insan ve insan olup da yaşayan,
yaşatandır!
Merkür, günün ilk saatlerinde( 00:43 )
oğlaktaki gelenekçi duruşunu yıkarak, kovanın gelecek enerjisini taşıyan
atmosferine doğdu. Artık ileri düşünen fikirler gündemde! Yarın şimdide
doğuyor! İhtiyacımız olan, bugünün yarına açılan kapı olduğunu hatırlamak ve o
kapıdaki yüreğimizin ışığını yakmak; çünkü o ışık olmadığında, yarın karanlık
ve sessiz olur. Bunun adı yokluktur. Işığı anda yakanın, yolu tüm zamanlarda
olur, bunu anlamak önemli!
Güne Ay- Pluto üçgeniyle başladık! Eski
iyileştiğinde, yeni uyanır! Öğle saatlerine doğru Ay- Mars karşıt yapıyor!
Güçlü bir enerji! İhtiyacımız olan bu dinamik açıyı iki karşıt noktanın
birbirini dengelediği bir ışık haline getirebilmek! Ardından Ay- Jüpiter üçgeni
ve birkaç saat sonrasında Ay- Kiron sekstili devreye giriyor! Öyle bir dönem ki
bizim için gerçekten anlamı olan, geliyor, kalıyor ya da bir şekilde bizi
buluyor! Gece saatlerinde Ay- Güneş karesiyle birlikte Ay- Venüs üçgeni devreye
giriyor. Ateşin sönüp suyun akabileceği saatler ve akan su, gerçek ateşi
yakandır. Ay boğada, bize güven veren o sonsuzluğu keşfetmemiz istiyor! Gün
titreşimi ‘’ Duvarları yık! ‘’ ve rehber kartımız ‘’adalet’’, ‘’ Aklın
ışığında, yolu bildiğini hatırla ve o yolda olan seni bul yalnızca! ‘’ diyor.
Şimdilik bu!