Her günün farklı bir ışığı vardır ve her günün ışığı bize yeni bir günün ışığını yarattırmaktadır, farkındaysak olur, değilsek, her gün birbirinin aynısı olur, ışığı yakmak gerek, işte bu!
Ay : Oğlak ( 12:01 itibariyle ) ( 04:54 itibariyle Ay boşukta )
Gün Yönetici: Jüpiter
Bugün Jüpiter günü! Jüpiter, başakta retro, Güneş, Satürn ve Kiron ile
dinamik, Pluto ve Ay düğümü ile uyumlu açı yapıyor! Kadersel dönüşümler! İçsel
uyanışların yaşandığı döngüler! Hatırlayış! Fark ediş ve bunu yaşam aksına
katış! Kimlik arayışları! Yolculuklar! Yaraların sızlayarak artık iyileşme
ihtiyacındaki çağrıları! Buradaki ışığı yakabilmek ve böylelikle önünü
görebilmek! Ay oğlak burcuna geçmiş bulunuyor! Daha realist ve sistematik bir
bakış açısı! Gece saatleri itibariyle Ay, Neptün ile sekstil yapıyor,
hayallerimizi gerçekleştirmek adına odak oluşur! Ayaklarımızın yere sağlam
basabilmesi önemli! Özsaygı ve otorite ile kurulan ilişki, bu anlamdaki
çözülmeler büyük anlam taşıyor! İç sesimize kulak vererek doğru sınırları
koyabilmek önemli! Aksi güç savaşlarına dönebilir! Gün titreşimi, iç dengemizi
korumanın öneminden bahsediyor ve rehber kartımız ‘’ölüm’’, artık bitenin
bittiğini, başlayanın önemini hatırlamamızı istiyor! Şimdilik bu!
'' AŞK, onunla ölümün, ölüm olmayacağını hatırladığın kişidir. ''
Bugün AŞK günü ve daha çok ‘’oğlak’’ temalarının yoğun olduğunu görüyoruz! Oğlak, toprak burcunun son burcudur ve öncüdür! Toprak varoluşsal derslerini almıştır ve artık sağlam temeller inşa etmenin vaktidir. Oğlaktan sonra gelecek olan kova bu temeller üzerinde yarını yükseltecektir. Yarının yükselebilmesi için temellerin sağlam olması öneemlidir ve oğlak bu sorumluluğu bilir. Ketum ve sert görünen oğlak, aslında bugünü yarına hazırlamaktadır ve bunu anlamak önemlidir; çünkü yarına hazır olmayan bir bugün, yarında yeterli verimi sağlayamayacaktır. Bugün AŞK bizden ayakları yere basar bir tutum sergilememizi istiyor! Bugünün keşifleri önemli! AŞK her şeydir ve aslında her şeyde, kendimizle kurduğumuz ilişkidir. Bunu anlamak çok önemli! O yoktur, ben varımdır ve bunun en yoğunlaşmış halidir, AŞK dediğimiz titreşim ki insan AŞK olduğunda gerçek olur, gerçekliğindeki bütünlüğü bulur. Toprak elementinin sırrını anlamak bugün çok önemli gözüküyor! Toprak yaşamın özüdür ve yarın onda hayat bulur. Karanlığın en yoğun olduğu yerdir topraktır, tohumun toprağa düştüğü anı hatırlayın, hava ile buluşur yükselmeye başladığında( kova ), su ile beslenir ve büyür( balık ) ve Güneş onu besler ve o genişler( koç ), böylelikle bireysel oluşum ilk köklenmelerini sağlar( boğa ), iletişim kurulmaya başlanır doğayla( ikizler ), hissel oluşumlar, yeni doğumlar ışığını yakmaya başlayacaktır( yengeç ), bir çocuk dünyaya gelir( aslan ), bu çocuk yaşama ve insana hizmet eder( başak ), böylelikle yeni toplumun ilişkileri oluşur( terazi ), insan bu ilişkilerde derin dönüşümler yaşar, özüne doğru akar, kendi içine çekilir( akrep ), bu süreç sonrası yeni keşifler ve aklın sonsuz ışığını deneyimleme süreci başlar( yay ) ve tekrar yeni oluşumun zamanı gelir( oğlak ), oğlak doğacak olan çocuğun( aslan ) sorumluluğunu taşımaktadır( oğlak- yengeç aksı ), bugün bu hatırlayış çok değerli! O çocuk yarına açtığımız ‘’ışık kapısı’’ dır ve bu kapıdan geçen, kendi özündeki ışığa varır! İşte orada anlam yükselir ve yaşam bütünsel bir anlam kazanır( kovadaki Güneşin teması )!
Gün titreşimi bizden harekete geçmemizi, kalıpları kırmamızı istiyor! Bu önemli! Rehber kartımız ‘’büyücü’’ özümüzdeki o ışığı uyandırmamızı istiyor; çünkü yaşamdaki yol, bu ışıktır ve bu ışık yarın olup bugünde kök saldığında, tüm yaşam da anlamlanarak bizimle uyanır. Tüm bunlar çok değerli! İnsan hatırlayıp uyanabildiğinde, tüm yolu da açabilir! Uzak uzak değil, yakın, yakın olduğunu sandığımızdan çok daha yakında bizimleydi! Şimdilik bu!
Ay- Mars yarı kare( 00:44 ) İçsel büyüme ve yön bulma arzusu!
Venüs- Jüpiter üçgen( 03:11 ) İki iyicil gezegenin oluşturduğu bu dostluk açısı ikili ilişkilerde yön tayin etme konusunda belirleyici olacaktır! Havada bir aşk kokusu var; bununla birlikte bu aşk ayakları yere basar ve yarına ışık olabilecek bir birlikteliğin ışığı! Ruh eşinizle buluşmak mı istiyorsunuz? O zaman gerekli düzenlemeleri yapmanın tam zamanı! Geçmiş görevini tamamladığında, yarın bugünden görev alır! Maddi ve hukuki konularda da kolaylıklar ve gerekli netleşmeler sağlanabilmesi adına olumlu açılar! Bu anlamda sürece ışık tutacak kişilerle karşılaşılabilir!
1- 10 Şubat( Yaklaşan ) / 10 Şubat( Kesin ) / 10- 14 Şubat( Ayrılan )
Ay- Venüs kavuşum( 12:47 ) İkili ilişkilerde içsel uyanış! Barış ve köklü buluşmalar, buluşmalarda içselleşme ve sağlamlaşmalar! Evlilik, ortaklık gibi ciddi kararlar konusunda netlik sağlamak adına bu zamanlar tercih edilebilir!
Ay- Pluto kavuşum( 14:06 ) Derin dönüşüm! Varoluş sorumluluğunu alarak hakikatin sırrını hatırlayabilmek! Buna kendini açabilmek!
Ay- Uranüs kare( 21:23 ) Özündeki o farklı ışığı yakarak onu toplumsal oluşumlara dahil edebilmek!
Ay- Merkür kavuşum( 22:36 ) İletişim ve bağlantıları bir araya getirerek sağlam bir bakış sağlayabilmek adına önemli bir zaman dilimi! Güçlü bir öngörü! Kendimizle birlikte saygı ve takdir sağlayabilme!
Bugün Satürn günü ve Satürn ‘’Zaman
Tanrısı Kronos’’ ile ilişkilendirilir. Dünyada zamanı nasıl kullandığımız
önemlidir; çünkü onun bize hatırlatmaya çalıştığı bir şey vardır! Zaman,
insanın yolculuğunun sırrıdır ve insan bu sırrı yaşamdan okuyup anladığında,
artık kapılar açılmaya başlayacaktır. Zaman, sorumluluk ve disiplin demektir.
Bugün bunu hatırlama ihtiyacında olduğumuz görülüyor! Onu nasıl kullanırsa
ektiğimiz tohumlar da öyle yeşerir yaşamda! Gün titreşimi bize ‘’ölüm’’
temasıyla geliyor ve bizden yıkılma vakti gelmiş olanı yıkmamızı, gerekli
sistemleşmeyi ortaya koymamızı istiyor. Rehber kartımız ‘’aziz’’ yaşamın bize
hatırlatmaya çalıştıklarına kendimizi açmamızı istiyor! Olan hiçbir şey tesadüf
değildir ve insanın olanın içindeki Tanrılık sesini duyabilmesi gerekir.
Bugünlük bu!
Ay boşlukta( 03:34 ) Belirsizlik enerjisi
getirir. Önemli kararlarla ilgili biraz daha sakin olmakta fayda var! Bugün
günlük rutin ileri yapmak ve hafta ile ilgili gerekli düzenlemeleri tamamlamak
için daha uyumlu bir enerji! Venüs- Pluto kavuşumu da devam ediyor( bkz. 29
Ocak 2016 ), anlayışlı olmaya çalışmakta fayda var!
Ay- Neptün seskikuadrat( 10:21 ) Duygusal
sadeleşme ihtiyacı! İçsel otoritenin kıpırdanışı! Teslimiyet! Aşkın kendini
arayan deneyimi! Suyu bulandırarak saklanma arzusu! Kendini doğru kelimelerle
ifade edebilme ve ilişkilerde sınırları netleştirebilme! Terazileri, koçları,
terazi ve koç yükselenleri daha çok etkileyebilir. Terazileri kendilerini
tanımlarken, koçları ilişkiler cephesinde!
Güneş- Satürn sekstil( 13:38 ) Hayalleri
gerçekleştirmek ve özümüzden geleni ortaya çıkarabilmek için verimli bir süreç!
Bizden sistemli olmamız isteniyor ve bu önemli! Bilinçli ve programlı
olabilmek! Bunu destekleyici bir açı! Kova ve yaylarda etkisi biraz daha yoğun
gözlenebilir. Kova sistemli olabilmeli, yay sınırlarını aşabilmeli!
Ay- Satürn yarı kare( 21:47 ) Daha uyanık
kalmamız gerekiyor! Kendimizi nasıl ve ne kadar ifade edebildiğimiz önemli!
Hissettiklerimizi, duyduklarımızı, gördüklerimizi daha derin bir anlamla ele
alma ihtiyacı ve bu ışıkta bir içsel düzenlenme! Teraziler üzerinde bir baskı
hissedebilir ve yaylar için geçmiş duygular uyanabilir!
Bugün Güneş günü ve Güneş kovada, karşısında Ay bulunuyor, ‘’ Annen( Ay )
seni yaşamak istediğin hayattan korumak isteyerek seni yolundan alıkoymaya
çalışabilir; bununla birlikte onun özü sevgidir ve sen kendinde olan o ışığı
yakabildiğinde( Güneş ) artık o sadece çıkmış olduğun bu yolculukta uyanık
kalabilmene( karşıt açı ) yardım etmek isteyecektir. ‘’ Gün titreşimi de
Marsiyen( savaşçı ) bir vurgu yapıyor! ‘’ Artık yıkılma vakti gelmiş olanı yık!
‘’ diyor ya da o zaten yıkılıyordur ve senin bu hareketle bütün olup
artık kendi içsel inşana yer açma vaktin gelmiştir! Rehber kartımız ‘’ölüm’’ de
bu süreci destekliyor! ‘’ Ya istiklal ya ölüm! ‘’ diyor! Bizden istenen nedir?
Yükselmiş bir bilincin ışığını yakabilmek adına korkunun ötesine geçebilmek…
İşte ‘’istiklal’’ budur. Ölümse, yokluktur. Ölümün ötesinde yaşam
var, gerisinde her şey kuru bir sessizlik! İşte bunu anlamak çok önemli!
Bireyleri kendi ışıklarını bulan bir toplum, besler, beslenir, büyür ve
genişler. Birey, birey olma sorumluluğunu alamamış bir toplumsa kurban rolünü
benimsemiştir ve içindeki tüm ışıklar daim uykuda kalır. İnsan uyanmalıdır;
çünkü o uyandığında, onunla tüm yaşam da uyanır. İşte bu, şimdilik!
GÜN TAKVİMİ( Saatler olay etkisinin başlangıç anıdır ve birçoğu gün boyu bu
etkiyi korur )
Aslan Dolunayı( 03:45 ) ‘’BEN’’ ışığında ‘’BİZ’’in keşfi ve insan temasının
sınırlarının ötesindeki o birlik duygusunun hissedilerek oradaki yaşam ışığının
ne anlama geldiğinin idrak edilebilişi! Çok özel bir dolunay yaşadık! Özümüz
bütünlüğün kapılarını aralarken derinliklerimiz de yaşamda olma gerçekliğinin
özde saklı olan bu ışığını yudumlamaktaydı. Şimdi barış ve sevgi zamanıydı!
İnsan her barıştığında kendiyle barışır ve böylelikle her savaş, her savaşanın
kazandığı bir ışık olma şansını yakalardı! Bunu anlamak önemli! Yaşam kendi
bütünlüğünün ışığında yolunu bulabilmekti! ‘’iyileştirecek olan’’ budur ve o
zaman yaşam, anlamını bulur!
DOLUNAY MESAJLARI
KOÇ- AZİZ
Sana güven veren şeyi bul ve onun derinliklerinde kendini bul! Senin adın
cesaret!
BOĞA- ÖLÜM
Direnişinin farkına var ve izin ver çözülsün buzlar; ancak o zaman
hatırlarsın sonsuzluğunu! Yenilen!
İKİZLER- ŞEYTAN
Kaçma kendinden, kaçma öfkenden, kaçma sevginden… Kendini kendine aç ve
bırak içindeki denge yolculuğunun ışığıyla kurulsun! İzin ver, olsun! Sakin!
YENGEÇ- MAHKEME
Derin bir uyanış ve hissel bir yapılanış! Buraya gelmek, yolu bilmekle
ilgiliydi, buradan sonrasıysa tamamen senin samimiyetinle ilgili olacak!
Gerçekliğini bul, bu her şey için yeterli!
ASLAN- ERMİŞ
Kendini ifade et! Sen yaşama ışığını yaymak için geldin! Andaki ışık
sensin! Ona güven, onu hisset! İşte varoluşunun sırrı bu!
BAŞAK- AY
Karanlıklar çekiliyor, görüyor musun? Aydınlık yüreğin, biliyorsun! Şimdi
bırak o beklediğin Güneş senden sana doğsun! Ne de olsa nedir doğum, bunu iyi
biliyorsun! Özgürleş ve sadeleş! Yeni gün ışığındır! Hatırla kendini ve sende
olan cevheri!
TERAZİ- ADALET
Artık hak ettiğin o yaşamı yaratma vakti gelmedi mi? Adil ve akılda ol! O
aklın ışığı yolun! Hamleler önemli! Sonsuzluğuna güven! O senin en kutsal
ışığın! Bildiğini bil ve muhakkak bildir, hepsi bu!
AKREP- DÜNYA
İşte bugün! Artık ergin zamanın ışığına ulaşıldı! Cennet senin yüreğin ve
onun ışığı olup şimdi yaşam bahçelerindeki o has kokuyla buluşabilmektesin!
Bütünlüğünün farkına var ve onu yaşam ol da yaşamdan al! Sorumluluktur insan
olmak ve sen zaten onun kendisisin! Hatırla! Kapılar açık!
YAY- JOKER
Diri ruhun şimdi yaşam ışığıyla buluştu! Özgürlük senin yüreğin olduğunda
anlamını bulurdu ve buldu! Sürprizlere ve armağanlara açık ol! Bunun için
ortalıkta ol! Kimse saklandığı delikte bulunmaz! Akan suya yakın ol! Suyun sana
anlatacakları var!
OĞLAK- ARABA
İşte şimdi hareket vakti! Beklediğin o kutsal an şimdi! Haydi yola çık! O
yol senin ışığın ve şimdi bu yol seni, senden öte bir zamanda, varlığının bile
farkında olmadığın bir senliğe götürecekti! Gücünü hak ettin ve şimdi onu
kullan, hepsi bu!
KOVA- ASILAN ADAM
Neye direndiğinin farkında ol ve aş, geç onu! İşte bu önemli! Sen seni
aştığında, senin ötendeki o sen de seni bulabilirdi ve yüreğin tam da şimdi
duyacak seni! Yaşam seni öyle sevdi, öyle sevdi ki! Sen sen olduğunda, yüreğin
bu sesi duyabilirdi!
BALIK- GÜNEŞ
Özündeki o kutsal ışık şimdi yaşamla buluşuyor! Artık doğma ve kendini
gösterme vakti! Tanrı senin gözlerinde yaşamı seyrediyor! Ona izin ver
senleşsin, kendine izin ver ve hatırla: ‘’ Sen osun! ‘’ Şimdi kendinde olanı
yaşamda olan olup kendinden okuma zamanı! Sesin dünyanın ışığıdır! Şarkılar
yüreğinde kanatlandığında, o şarkı yaşamı korur ve onurlandırır. İşte bu!
Ay- Mars kare( 04:39 ) Mars dokunuşu gücü artırır! Bu dinamik acı yükselen
gücün ve parlamanın kontrollü ve bilinçli yönlendirilimi ile ilgili bizi
uyarıyor!
Ay- Jüpiter yarı kare( 06:15 ) Jüpiter gökyüzündeki büyük iyicil
gezegendir. Buradaki dinamik açı bize gerçekçi ve adil olmanın öneminden ve
fırsatların böylelikle görünürlük kazanabileceğinden söz ediyor!
Ay- Neptün kuinkuks( 06:56 ) Neptün bulanık bir doğaya sahiptir. Mistik
doğası, dünyasal olanı ruhsal olana yakınlaştırır. Kavramları eritir ve onların
içindeki ütopik ışığı açığa çıkarır. Duyguları, onlarla kuracağımız daha derin
bir iletişimle ele almamız gerekiyor; çünkü orada saklı çok ışık var!
Ay- Satürn üçgen( 07:25 ) ‘’ Harekete geç ve bunun sana keşfettirdiklerinin
ışığıyla büyü! ‘’ diyor! İnsanı kendini, deneyimlediği yaşam ışığında bulur ve
bunu anlamak, burada olmanın sorumluluğudur.
Ay- Uranüs üçgen( 13:51 ) Kendini ortaya çıkar! Bugün hergün yaptığından
farklı bir şey yap ve orada bugüne kadar varlığının farkında bile olmadığın bir
şeyler bul kendine dair! Yaratıcılık ve akıcılık yüksek! Dengeli dağılım!
Ay- Merkür kuinkuks( 19:35 ) İletişim ve düşünsel ufkun yaşamsal
yükselişinin ne anlama geldiğinin farkına varabilmek!
Ay- Pluto kuinkuks( 21:12 ) ‘’ İçindeki kötüyü sev; çünkü o sana sen olup
geldi ve yeni bir ışıkta senleştiğinde, artık kötü olmanın ötesinde yol olup
dinlenebilir, oradan insan kendini okuyabilirdi! ‘’ Egonun direncinin yerini
özsel bütünleşmeye bırakması!
Ay- Venüs seskikuadrat( 21:49 ) Venüs küçük iyicil gezegendir. Dün
itibariyle oğlağa geçmiş bulunuyor! İçimizde büyüme ihtiyacında olanı fark
etmek, onu bastırıp yok saymak yerine onunla iletişime geçerek onunla yeni bir
şeylerin farkına varabilmek! Olgunluk budur!
Merkür Durağan Hareket( 23:50 ) Gözümüz aydın! Merkür retro( geri hareket )
karmaşası böylelikle sona erer! Bu iki gün akıllar depar atabilir! Daha
sistematik düşünme eğiliminde oluruz! Birçok şey bu içsel süreç sonrasında(
geçtiğimiz bir ay ) daha belirginleşmeye başlayacaktır. Bu bir ay ne konuda
daha yoğunlaşma sağlayabilmişseniz bu konular özel bir gündem oluşturur. Şimdi
ihtiyacımız olan tüm parçaları bir araya getirip yolu görebilmek ve bu ışıkta seçimler
yapabilmek!
Günün ilk saatleri itibariyle( 03:09 ) gün boyu Ay boşlukta hareket ediyor!
Önemli kararlarda aceleci olmamakta fayda var! İçsel enerjinin daha yüksek
olduğu bir gün! Üç düşünüp bir konuşmak lehimize! Gün titreşimi ‘’ Bugün artık
tamamlanma vakti gelmiş olanlara yoğunlaş ve o defteri kapat! ‘’ diyor. Rehber
kartımız ‘’araba’’ da ‘’ Bunun için harekete geç! ‘’ diyor. Yaşam, her gecede
ölüp her günde öldüğümüz o anda yaktığımız ışıkla yeni bir ben olarak
doğmaktır. Ölüm, bir göz kırpıştır. Aslında giden ve gelen yok, olan ve bilen
var ve işte bu önemli! Bugünlük de bu!
Ay- Jüpiter kuinkuks( 09:12 ) İçsel denge! Daha geniş bir bakış açısı!
İyimserlik ile kötümserlik arasındaki realist çizgi!
Ay- Mars üçgen( 20:47 ) İçsel kesinlik! Potansiyelin kinetiğe dönüşümü!
Derinden gelen güç ve bunun bilinçli kullanımı!
Ay- Pluto yarı kare( 21:34 ) ‘’ Kontrolsüz güç, güç değildir. ‘’ ‘’ Şer
yaratan, şer yaşar. ‘’ Teslimiyet ve görmek! Bilinçli seçimler!
Ay- Neptün kavuşum( 22:15 ) Rüya gibi bir atmosfer! Gördüklerindeki mesajı al!
Ay- Uranüs yarı kare( 23:40 ) Farklı olanı fark ettirmek için, özde olanı
hatırlamalısın! O zaman özgür bir birey olmanın gerçek ışığını yakarsın!
Bugün Güneş günü ve Güneş bize oğlak burcunda; ‘’
Yaşam ciddiyeti hak eder! ‘’ diyor. Ay şu an terazide ve bizden ‘’estetik’’ ve
‘’uyumlu’’ bir algı geliştirmemizi bekliyor. Bize ‘’ Nezaket, insanı koruyan
ışıktır. Yeter ki içinde hak ettiği cesaret olsun! ‘’ diyor. Ay, öğle saatleri itibariyle( 16:32 ) boşlukta
hareket ediyor olacak! İçe dönmek, ilişkilerde kendimizi gözden geçirmek için
iyi bir zaman! Tam bu saatlerde Savaş Tanrısı Ares( Mars ) terazideki diplomat
duruşunu tamamlayarak akrepteki tutkulu halini alıyor! Mars akrepte yöneticisi
olduğu burçtadır ve Mars ilişki kurduğu gezegeni epey güçlendirir. Bu dönemde
Mars ilişkileri daha büyük önem kazanıyor. Bu enerjiyi nasıl kullandığımız çok
önemli! Akrep krizleri sever ve bazen kendi kendini yıkmaya da meyilli
olabilir! Özellikle etrafına ateş yakılmışsa ya da o buna inanmışsa! Akrep
korkularını saklamaya meyillidir; çünkü güçlülüğü yıkılmasın ister ki bunun
ötesine geçmek, onun rejenerasyon yeteneğinin uyanışıdır. Çok zorlu sınavların
üstesinden gelebilir. Savaşında adil olmayı öğrenmesi gerekir. Hem kendine hem
çevresine karşı! Doğum haritanızda( Natal ) akrep kaçıncı evinize denk
geliyorsa o eviniz( o evinizin temsil ettiği yaşam alanı ) güçlü bir enerjiyle
yüklenir ve bu alanda bahsettiğimiz deneyimler kendini gösterebilir. Bu
evinizdeki diğer gezegenler, bu evinizin yöneticisi olan Marsınızın
natalinizdeki konumu ve onun diğer gezegenlere yaptığı açılar da önemli!
Astroloji, bütünsel algılandığında daha net etkilerden bahsetmenin mümkün
olduğu bir sistemdir; çünkü insan, tüm deneyimlerinin ve ona olan duruşunun
toplamıdır. Aynı etki farklı kişilerde çok farklı potansiyelleri harekete
geçirebilir. Bu bizim yaşam deneyimlerimizi nasıl bir ışıkla yorumlamayarak yol
almayı seçtiğimiz parelelindedir. İhtiyacımız olan her zaman farkındalık!
Ezoterizmde tek bir yoldan değil; ancak yollardan ve bunun bizim için
anlamından bahsedilebilir. Gece saatlerinde( 21:35 ) Ay da akrebe geçiyor ve
ilerleyen saatlerde( 00:36 ) Mars ile kavuşum yapıyor! Çok derin savaşların çok
derinlerde sakladıkları açığa çıkacaktır ve daha büyük, daha değerli bir
savaşın ışığı yanacaktır. Derinden gelen sesi duyun ve her neyse orada sizde
uyanan; öfke, hırs, sancı, kaybetmişlik… Onun ölümüne izin verin! Ötesine geçin
ve oradaki gerçekliğin farkına varın! İşte bu önemlidir! Kişiler, evrensel bir
rolle yaşamımıza girerler ve bize düşen önce bunun anlamını bulmaktır.
Günün ilk saatlerinde( 00:31 ) Ay- Neptün
seskikuadratı gerçekleşti! Gerçeklerle hayaller birbirine karışmış, etrafı
geçmişin hayalleriyle geleceğin belirsiz silüetleri kaplamış olabilir! Sabah
saatlerinde( 08:13 ) gerçekleşen Ay- Satürn yarı karesi bu duruma bir düzenleme
getirmeye çalıştı! ‘’ Fazla uçma, ayakların yere bassın, iç dengeni de koru! ‘’
dendi; çünkü bilinçliliğin yolu buydu! Ay- Merkür karesi( 08:37 ) bunu takip
etti! Duygular kendini ifade etmek, ortama uyum göstermek istiyor! Akıl da ‘’
Canım işin gücün var senin, gevşeme! ‘’ diyor. İletişimde duyguları, özgürce,
saygılı ve süreci ciddiye alarak ifade edebiliyor olmak! Gece saatlerine doğru(
20:50 ) Ay- Neptün üçgeni gerçekleşiyor! Bu tam bir şifa açısıdır. İyileşmeye
izin verin! Ruhun özgür sularına bırakın kendinizi! Bırakın aksın ve cevaplar
gelsin! İhtiyacımız olan bu! Şifa çalışmaları, ruhsal çalışmalar ve meditasyon
için çok iyi bir zaman!
Gün titreşimi de akrep temasını vurguluyor! ‘’
İpleri ele al ve savaşının, bunun anlamının farkında ol! ‘’ diyor! Yaşam, bir
savaştır. Varoluş, onun anlamıyla gözlerimizi güne açtığımızda hayat taşır.
İnsanın bir amacı olmalıdır! Rehber kartımız ‘’adalet’’ bizden aklımızı
kullanmamızı istiyor ve bu önemli! Şimdilik bu!
Bugün Venüs günü! Aşk Tanrıçası Afroditin günü!
Havada aşk ve tutku kokusu var! Tabii bu kokuya henüz balıkta olan ayın puslu
mavisi de etkileniyor. Egzotik bir atmosfer! Venüs henüz akrepte ve onu
düzenleyen Mars terazide! Aşkın evinde Savaşçı Ares Konuk! Savaşçı Aresin
mahzeninde( akrep ) Aşk Tanrıçası Afrodit! Aslında ikisi de kendi
karanlıklarındalar ve birbirlerine iyi davranmalılar; çünkü onlar nasıl
davranırlarsa kendilerine de öyle davranılacağının farkındalar! İşte bu yüzden
akıllara şu gelir: ‘’ Aşk, verdiğini, verdiğince aldığını bilmektir. ‘’ Nasıl?
Samimiyetin, samimiyeti olur. Oyunlar, oyunları doğurur. İnancın yaşam olur.
İnadın, karanlığın ve o karanlık önünde dikilecek yarın olur. Önce özgürlüğünü
yaratmalı insan! O zaman buluşmalar gerçekçi olur!
Ay akşam saatlerine doğru( 17:15 ) Güneş ile kare
yaparak boşlukta hareket ediyor olacak! Özümüzün aktığı ile geçmişi içinde
saklayan duygular ayrı tellerden çalma eğiliminde olabilir. Egoyu dengeleyelim
ve duyguları yönetip onları yolumuz kılabilecek bilinci uyandırabilelim! Bu
önemli! Gecenin son saatlerinde Ay, balık burcundaki geniş ve derin yolculuğunu
tamamlayarak koçun cesaret verici rüzgarlarının estiği zaman ışığına taşınıyor.
İhtiyacınız olan, cesaret ve bunu besleyebilecek tek gerçek güç olan tutku!
Aşk, kalbin çarpışıdır ve onu duyan, müziği duyar ve insanlaşır! Bunu anlamak
önemli!
Öğle saatlerinde( 13:11 ) Ay- Venüs kuinkuksu söz konusu! Gerçek duygularımızı ifade edebilmek ve beklentilerimizi daha mantıklı temellere oturtarak, sağlam ve kalıcı ilişkiler kurabilmek önemli! Gün batımı sonrasında( 19:19 ) Ay- Satürn üçgeni gündeme geliyor! Yaşananları gözden geçirmek ve yeni bir dönem için daha ayakları yere basar bir rota belirleyebilmek için uygun saatler!
Gün titreşimi bize ‘’ Dante gibi ortasındayız ömrün!
‘’ diyor ve geniş bir büyümenin ışığının farkında olmamız gerektiğini
hatırlatıyor. Dün, bugün ve yarın, andaki ışıkta mümkün olan yansımalardır ve
onlar tek bir resimde buluştuklarında gerçek olan aydınlanır, bunu anlamak
önemli! Yüreğimizin bizi çağırdığı her yer, yeni yaşamın da ışığıdır. Onun
sesine kulak vermek gerekir! Bunun için ihtiiyaç duyduğumuz, bizi koruduğuna
inandığımız o kemikleşmiş duyguların ötesine geçebilecek cesareti
uyandırabilmektir. Rehber kartımız ‘’ölüm’’ bu süreci destekliyor. ‘’ Ölüm,
doğumun ışığıdır ve insan, her an doğumu mümkün kılmadıkça eksik kalır! ‘’
diyor. Şimdilik bu!
Ay, sabah
saatleri itibariyle( 05:10 ) Venüs ile sekstil yaparak boşlukta hareket ediyor.
Bu saatlerde kendi içimizdeki dengeleri sağlayabilmek adına şanslar doğacaktır.
Kendimizle kalma ihtiyacında olabiliriz ya da gün rutininde kalalım ve büyük
kararlar için daha ilerleyen saatleri değerlendirmeye çalışalım. İç sesi
duyabilmek önemli! Cevaplar biraz daha derinde! Öğle saatlerine doğru Ay
aslandaki çocuksu ışığını başaktaki hizmet ruhuna bırakıyor. Verimlilik
temasının yükseldiği bir enerji aksına giriyoruz. Neyi ne için yaptığımızın
farkında olmak önemli! Ayrıntılara takılmayın! Her şeyi aynı anda yapamazsınız!
Öncelik sırasını netleştirelim! Merkür günü olduğunu hatırlayalım! İşaretleri
görmek önemli! İletişim ve bilgi aksı bize bu anlamda ışık tutuyor olacaktır.
Gün titreşimi ve
rehber kartımız ‘’ölüm’’ temasını vurguluyor. Bunu anlamak önemli! Kabukları
kırmak ve yaşamı, daha korku temasının ötesinde bir ışıkla algılamak! İşte bu
önemli! Cesaret, derinden gelen gücün yaşamımızın bütünlüğüne yayılmasına izin
vermektir. Cesur olmak, ‘’yüreğin ışığını yakabilmek’’ demektir. Orada doğru ve
yanlışın yerini an ve bu anın, yaşam bütünlüğündeki sesi alır. Hepimizin
bildikleri ve henüz bilmedikleri, belki de bildiğinin farkında olmadıkları
vardır. Bunlar, adım be adım uyanır. Yaşam, bu sessizlikleri seslendirerek
kader kalemini taşıyabilecek gücü uyandırabilmek adına programlıdır. Bunu
anlamak önemli! Önce kalem olup yazabilecek ruhsal bilince ulaşılmalı ve artık
yaşam olup yaşamda görev taşınmalıdır. Bu dışarıdan bakıldığında karmaşık gibi
gözükebilir. Aslında sadece yaşamaktır ve hepsi bu! İletişim kur, onu anla,
değişimi yarat ve yenide, yeni olanla köklen ve mutlaka oluşumunda esnekliği
koru; çünkü her inşa, yenide bir yıkımın ve yenide, yeni bir yapımın
habercisidir. Şimdilik bu!
Ay, günün ilk
saatleri itibariyle yengeçteki sulu sepken yolculuğunu tamamlayarak aslandaki
ateş ve hareketle buluşmuş bulunuyor. İki gün boyunca ön plana çıkma isteği
artar, içimiz daha bir fıkır fıkırdır, süreçleri yönetebilmek andaki ışığı
okuyabilmekle ilgilidir, kendimizi ifade edebilmek isteriz ve bunun için hangi
yolları seçtiğimiz önemlidir. İçimizden geldiği gibi olmanın daha lehimize
olabileceği bir zaman! Yeter ki assolist kaprisleri moduna sarmayın! Bugün Ay
günü, Ay aslanda, Güneş yayda, Jüpiter başakta ve Merkür ile birbirlerini
karşılıklı ağırlıyorlar. Bilgelik ruhtaki yolculukla ilgilidir ve bu yolculuk,
yaşamın kendisidir. O, sonsuz bir zenginlik, ihtiyacın olanı bul ve onu al!
Yaşam senin resmin olduğunda, o resimde kendini bulursun ve her şey bunun için!
Rehber kartımız ‘’kader
çarkı’’ Jüpiter vurgusu yapıyor. Bu kart, hatırlamak ile ilgildir. Bu, ‘’iyileştirecek
olanı bulma’’ olarak da geçer. Şifa, ruhun ihtiyacını bedenin ihtiyacı ile
buluşturarak bu yolda kendimizle olmaktır ve o kendimizle olma halinin, aslında
her şeyin de içinde olduğumuzu fark etme olduğunu anlamaktır. Bu bizim resmimiz
ve insan kendini, yarattığında tanır. Bunu anlamak önemli! Gün titreşimi de
bizden ‘’iyileştirecek olanı bulmak’’ için önce bize hizmet etmeyen, bizi
sınırlayan ve zorlayan kalıpların ötesine geçebilecek cesareti uyandırmamızı
istiyor. İşte ‘’ölüm’’ budur ve bunu başardığımızda yeni bir zamanın kapıları
açılır. Zaman, zaman içindedir. Kutu içinde kutu, kutu içinde kutu ve kutu
içinde kutu… Bu kutuların içinde yeni bir kutu, hepsini kapsayabilir ve yol
böylelikle açılır; çünkü her kutunun içinde aslında sonsuzluğun ışığı saklıdır.
Ruhun sesini duyun ve yaşamın şarkısını okuyun! O şarkıda mutlaka siz de
varsınız! İşte bunu anlamak önemli! Bugünlük de bu!