4 Ekim 2015 Pazar

4 Ekim 2015 Pazar ( AŞK DETOKSU 12. Gün )




Gün Enerjisi ( Numeroloji ) : 13 / 4

Günün Rehber Kartı : Ay

Güneş : Terazi

Ay : Yengeç ( 03:21 itibariyle )

Gün Yöneticisi : Güneş

Bugün 03:21 itibariyle Ay, yengeç burcuna geçiyor. Dün 20:19 itibariyle Ay boşluktaydı. Dün geceyi biraz dağılmış hissiyle geçirmiş olabilirsiniz. Her şey yolunda, bugün güne enerjimiz daha yoğun bir şekilde başlıyoruz. Ayın boşlukta olduğu zamanlar içselleşmek için çok daha uygun zamanlardır. Yatıp uyumayı da seçmiş olabilirsiniz. Bedenen ve ruhen dinlenmenin daha yoğun yaşandığı zamanlardır. Ay yengeçte, hissel yoğunluk artar. Aile teması daha ön plana çıkar. Yengeç, öncü bir burçtur. Hareket isteği daha yoğun kendini hissettirir. İç sesinize kulak vererek hareket edin! Bu iki gün sulu sepken takılmalar olabilir( hüngür şakırt durumlar )! Rahat olun ve akıp gitmesine izin verin! Bırakın su aksın yolunu bulsun! Yağmur toprağı ışık ışık kokutsun ve içimizdeki bütünleşme( eril- dişil denge ) mümkün olsun!

Gün yöneticisinin Güneş olduğunu görüyoruz. Bugün kendimizi bulmak, özümüze bir yoculuğa çıkmak için güzel bir gün gibi gözüküyor! Özünüzdeki güç ve ışığı fark edin! Onu sevgiyle kabul edin! Bugün ‘’ Kendinizle sevişin! ‘’ desem, bu bizim için ne anlam ifade edecektir? Kendinizi, kendinizin karşısına dikilen kendiniz olup sevin! İşte bu demektir ki ‘’ Kendinizle sevişin! ‘’ Birlikte olun, tüm varlığınız ve bu varlığın sarıp sarmalamakta olduğu her şeyle!  Doğanın sesini daha bir duyun ve onun o sonsuz döngüsündeki güç ve ışıkta kendinizi bulun! Yenilenmenin kapıları açılsın ve bu yenilenme, ışığınız olup size derinliklerinizdeki gücü hatırlatsın ve yoğunlaşın, yoğunlaşın, yoğunlaşın! Bırakın sevgi yüreğinizden siz olan tüm yaşama aksın ve siz olan tüm yaşamdan size, oluk oluk! Burada neyin sesini duysak kendimiz olurduk? Her şeyin ardından bize huşu içinde gülümsemekte olan Yaradan sesi ve o ses, bizden öte bir gerçeklik değildi ve bunu anlamak önemliydi! Bugün sadece duyun her şeyden size seslenen kendinizi!

Rehber kartımızın ‘’ay’’ olduğunu görüyoruz ve Ay kendini en güçlü ifade edebildiği( yöneticisidir bu burcun ) yengeçte bulunuyor. Ay, duygular ve saklı kişiliğimizdir. Suyun derinlikleridir. Derinler açığa çıkıyor bugün ve bunun anlamı içimizdeki ışık olup büyüyor. İzin verin köklensin, büyüsün ve genişlesin! İzin verin aksın ve olsun! Dudaklarınızdan dökülsün kelimeler özünüzden dökülen bir ışıkla! Huzurun ve kendi sesinizi duymanın tadını çıkarın! Ne kadar değerli ve önemli olduğunuzun farkına varın! Siz insansınız ve yaşam sizinle nefes alıyor! Bunun ne kadar büyük bir önem taşıdığını hiç düşünmüş müydünüz? O zaman şimdi hatırlamanın tam sırası!

Gelelim gün titreşimine! Bugün ‘’ Öl! ‘’ diyor bize gün! Peki, bu ne anlama geliyor? Eski kral ego( buradaki egodan kasıt bizde ayrılık bilincini yaratandır ) artık olgunlaşma sürecini tamamlıyor ve ölümünü gerçekleştiriyor. Egosal benliğin oluşumunun söz konusu olduğu yolculuk bizim bilincimizin gelişimini en yoğun gerçekleştirdiği yolculuktur ve çok değerlidir. Ölümdeyse artık daha derinlere iniş gerçekleştirilir ve orada benliğin doğumu başlar. Benlikte, ben ve sen artık el ele tutuşur ve tıpış tıpış yürür. Bilir ki ben senin içinde, sen de benin içindedir ve bu birliktelik özün bize en değerli hediyesidir ve ‘’ İpleri ele al, kırmızı ipi elden bırakma, şimdi düzen kur! ‘’ diyor. Burada Ata ışık devreye alınıyor. Nedir Ata ışık? Nesillerimizin bize armağan  etmiş olduğu bayrağın ışığıdır ve onun gelişimi insanın derinliklerine doğru gerçekleştirdiği yolculuğun ışığını, ışığında yakmaktadır. Şimdi artık kontrol kurmak gerekir. Uyanmalı ve bunun uyandırılış olduğunun farkına varılmalıdır. İzin verilmelidir zamana, sana anlatsın sırrını, anlatsın ki insan bu sırda, yüreğinin sesini duyabilsin ve bunun ne anlama geldiğini kendi içsel yolculuğumuzun ışığında fark edebilsin.

Bugün Güneş günüydü ve Güneş, terazideydi. İşte bunu anlamak önemliydi. Şimdi sendeki ben, bendeki sen ve bu bütünlükteki yaşam dediğimiz ışık ve bu ışığın bizdeki ve bizim ondaki yolculuğumuz keşfedilebilmeliydi. Şimdi bir yerden başlamak gerekirdi ve iş, gözlerimizin içine bakıp ne kadar değerli bir ışık taşıdığımızı kendimize hatırlatabilmekteydi. Bakın gözlerinizin içine, baksanıza! Ne duruyorsunuz( Şımarıyorum )? İnanın çok seviliyorsunuz! İnanın, çok seviliyorsunuz…

ve gelelim bakalım ‘’AŞK DETOKSU’’muzun 12. gününe, çok da severim 12’yi, bakalım bu sayı bizi hangi derinliklere götürecekti:

‘’ Bugün size söylemek istediğimiz, çok kendinizden kendinize bir sesi duyabilmeniz! Bugün ölüm anının sırrını keşfedeceğiz ve yeniden doğmanın o eşsiz musıkisiyle buluşabileceğiz! Özellike bu kelimeyi seçtik; çünkü derinliklermize doğru bir yolculuktur gerçekleştirdiğimiz! Köklerimize ve belki çok daha derinlere… ve şimdi derin derin nefesler almanızı istiyoruz! Küçük bir çalışmamız var! Derin bir nefes alın karnıza doğru ve yavaşça verin… Derin bir nefes alın, yavcaşça verin ve derin bir nefes, yavaşça verin… Şimdi gözlerinizi kapatın ve aynı şekilde nefes alıp vermeye devam edin! Bir… İki… Üç… Dört… Beş ve şimdi kendinizi ilk anda hayal edin( insanın yaşama doğduğu )! Hiçbir şeyin henüz yeryüzünde olmadığı bir zamanda ve yeryüzünün doğumunu seyredin! Neler görüyorsunuz? Neyle, nasıl oluyor yaşamın kuruluşu? Ne gördüğünüzü, ne duyduğunuzu ve ne hissettiğinizi mutlaka takip edin ve doğa ile buluşun… Doğanın sesini dinleyin! Rüzgar olun esin, su olun akın, toprak olun doğumu kutlayın ve ağaç olun, kök salın… Bir kuş olun, kanat çırpın, rüzgarı teninizde hissedin ve çırılçıplak yaşamı seyredin ve şu an gece çöküyor ve gökyüzünde yıldızlar beliriyor… Onları seyredin ve aralarından üç yıldız seçin! Her birine birer isim verin, nedir bu isimler? Bunları kaydedin ve devam edin… Gecenin sessizliğini dinleyin… Burnunuza gelen bir koku var mı? Sizce bu neyin kokusu? Onu da kaydedin ve devam edin! Duyduğunuz bir ses? Sizce o neyin sesi? Onu da kaydedin ve ayı bulmaya çalışın! Hangi halde? Yeni ay, hilal, ilk dördün, son dördün, dolunay? Bunu da ilave edin kaydınıza( önümüzdeki ilk bu zaman sizin için önemli olacaktır ) ve gözlerinizi açın! Bir resim yapın ve mutlaka ayı gördüğünüz haliyle resmin sağ üst köşesine çizin ve şimdi doğumunuzu gerçekleştirdiğinizi fark edin ve kendinize yani bu resimde yüreğinize akan o ışığın sesine bir isim verin! Şimdi bu isimle bir melodi yaratın, bu melodi varoluş şarkınız olsun ve onda özünüzü hatırlayın ve buluşma başladı! İşte bu, şimdilik! Aha şimdi! ‘’

Sizi seviyorum,

Hüseyin Akdağ


3 Ekim 2015 Cumartesi

3 Ekim 2015 Cumartesi ( AŞK DETOKSU 11. Gün )




Gün Enerjisi ( Numeroloji ) : 12 / 3

Günün Rehber Kartı : Denge

Güneş : Terazi

Ay : İkizler

Gün Yöneticisi : Satürn

Bugünün titreşimi bize derinleşmenin olacağı bir gün ışığından bahsediyor. Bugün kendinize mümkün olduğunca izin verin. Kendinizle kalmak için olabilir, sessizliği dinlemek için olabilir, doğa ile baş başa olmak için olabilir. Suyun aktığı bir yere arkanızı verip onun sesini de dinleyebilirsiniz. Bugün kabuklarımızın farkına varıyoruz ve bugün kırılması gereken artık kırılıyor ve ışık açığa çıkıyor. Bunu anlamak önemli! Kendimizi tüm çıplaklığıyla karşımıza alıyor ve ona hak ettiği saygıyı duyuyor ve yeniyi el ele gerçekleştiriyoruz eğrimizle, doğrumuzla! Olduğunca ve bunun ışığınca!

Bugün Satürn günü, rehber kartımız ‘’denge’’ ve bu kart, kimi bilgilerde yay ile ilişkilendirilir. Satürnün de yayda olduğunu hatırlarsak, bugün ruhsal gücün açığa çıkabileceği ve güçlü rehberliklerin sağlanabileceği bir gün olarak gözüküyor. Bizi zorlayan ne varsa, bunu hatırlatmak içindir. Kendinizi, kendiniz olan parçanızla buluşmaya açın. Bu buluşma sizin için değerli bir yaşamın kapılarını aralayacaktır. Öfkeyi aşın ve sevginin her şeyde deneyimlemekte olduğunuz gerçeklik içinden size ulaşmaya çalışan bir ışık olduğunun farkına varın. Ağır yük yoktur! Işıksız kalmış ruh vardır ve ruh muhakkak ki ışıktır, o zaman insan sadece kendinin farkına vardığında yol açılır. Hologramı aşın ve asla varın! İşte has kapı oradadır ve o kapı biz olan ışığa varır. O zaman ‘’ben’’ anlaşılır. Ben her şeydir ve her şey ben, işte bu!

Ay bugün de ikizlerde ve Merkür Terazide, Merkürün retro olması Ayın ikizlerde yükselttiği iletişim enerjisini biraz daha içe döndürüyor ve bu, güçlü keşiflerin yaşanabileceği bir gün olarak kendini gösteriyor. İşaretleri takip edin! Terazi bize ‘’sen’’ temasını hatırlatır ve o ‘’sen’’ içinde, muhakkak ki saklı bir ‘’ben’’ vardır ve ikisi arasındaki barış sağlandığında, yol aydınlanır. İlişkilerimizdeki algımızın ve bu algıda kendimizi yansıtışımızın önemli olduğu bir gün enerjisi söz konusu! Yansıyanda, yansıdığımızı hatırlayın ve her konuştuğunuzu mutlaka dinleyerek söze başlayın; çünkü her söylediğimiz aslında kendimizden kendimizedir ve insan ancak duyduğunda ve bunun ne anlama geldiğini anladığında çözülümü sağlayabilir. Kimseyi beklemeyin! Siz kendinize gelmeden gelecek kimse yok! Zaten gelenin de öncekinden bir farkı yok! Ha siz kendinize geldiğinizde! İşte o zaman artık geride kalan hiçbir şey de yok! Şimdi her şey ışıktır ve sizinle sizde yol almaktadır. Kendinizi anlayın; çünkü çevremizdeki her şey aslında olduğu haliyle bunu sağlamak üzere yeterince anlamlıdır ve sanmayın ki her şey anlamakla çözülür! Anlayın ve yeni bilincinizle harekete geçin! Bu önemlidir.

ve bakalım ‘’AŞK DETOKSU’’muzun 11. gününde ne varmış? Bırakalım parmaklarımız bize ışık tutsun:

‘’ Bugün gün zamanlardaki çok özel bir ışık var! Bu ışık, küçücük, küçücük bir ışık; bununla birlikte yoğun ve güçlü! Şimdi yaşam sayfalarımızda bir seyahate çıkıyoruz birlikte, çocukluğunuza gidiyoruz! Hatırlayabildiğiniz en eskilere! Orada sizi en çok heyecanladıran ne geliyor aklınıza? Bu heyecanı en yoğun yaşadığınız o anı hatırlayın ve şimdi annenizle bunu paylaştığınız, bu mutluluğu, bunu en yoğun gerçekleştirdiğiniz başka bir anı hatırlayın ve şimdi bunu babanızla paylaştığınız başka bir anı! Her birini tek kelimeyle özetleyin ve şimdi derinliklerinize bir yolculuk başlıyor! Her üç kelimenin ortak buluştuğu bir tema keşfedin ve bu temanın size hatırlattığı bir yere gidin ve oraya bir isim verin! Şimdi gözlerinizi açın, hemen bir resim yapın ve bu resme bir isim verin! İşte bu isim, sizin bugündeki ışığınız ve onu yüreğinize alın ve kendinize hatırlatın!  İşte bu, şimdilik! ‘’

Sizi seviyorum,

Hüseyin Akdağ

2 Ekim 2015 Cuma

2 Ekim 2015 Cuma ( AŞK DETOKSU 10. Gün )




Gün Enerjisi ( Numeroloji ) : 11 / 2

Günün Rehber Kartı : Araba

Güneş : Terazi

Ay : İkizler

Gün Yöneticisi : Venüs

Bugün gün yöneticisinin Venüs olduğunu görüyoruz ve bu, bugünün ‘’AŞK’’ günü olduğundan bahseder. İlişkilerle ilgili gerginliğin çözülümü ve iletişime geçmeyi düşünenler için iletişime geçmeleri adına güzel bir gün! Tek hatırlatmam önce kendinizle iletişime geçmeniz; çünkü biz kendimizdeki sesi duyduğumuzda yaşam bizim sesimizi duyar ve biz de karşımızda duranın yüreğimizden bir parça olduğunu hatırlar ve yolu açarız. Açılan yol hep kendimizden kendimizedir. ‘’ Onda ben, beni hatırladığımda, kapıyı açacak olan o bendir. ‘’ Bu da şu anlama gelir: Bir ilişkide gerçekte istediğimizin ne olduğu cesaretini gösterebilmek için önce kaybetme korkumuzun üstesinden gelmeli, büyük resmi görebilmeli ve bunun ardındaki kutsal planın ne olabileceğinin farkına varabilmeliyiz. Hiçbir veda tesadüf değildir! Hiçbir buluşmanın olmadığı gibi! Birçok şey arasındaki bağlantıları kurabilmek gerekir, yaşamın dili BİR’dir.

Ay bugün ikizlerde, iletişim enerjisi yoğun, bu enerjiyi gevezeliğe de dönüştürmek mümkün, konuşurken kendimizi dinleyelim ve Merkürün retro olduğunu düşünürsek mutlaka önce dinleyelim, bağlantılar kurup anlayabilelim ve ardından ifademizi anın ışığıyla güçlendirelim, bu bağlantıyı kurabilmek önemli! Bugün var olan iletişim engellerini aşabilmek için ihtiyacımız olan tek şey ‘’kalbi’’ iletişim kurmak! İçten dinlemek ve iç sesimizin ışığında bunu ifade edebilmek!

Gün titreşimi de bizden tam olarak bunu istiyor. Bugün ‘’ Savaşma seviş! ‘’ bir gün enerjisi söz konusu! Bu ne anlama gelir? Bugün yaşamın bizimle iletişim kurarak bir şeyler anlatmaya çalıştığını düşünelim! Sizce ne anlatmak istiyor olabilir? Bir şey bir türlü olmuyorsa zorlamayın! Olacak daha iyi bir şey vardır! Bunu da oturup bekleme moduna girmeyin tabii! Oturarak iş gören tavuk! O daha iyi şeyin, hangi yönde sizi çağırdığını duymaya çalışın ve dümeni oraya kırın! Bir şeye niyet ettiğinizdeyse kolaylıkla kapılar açılıyorsa, devamını getirin, belki umduğunuzdan çok daha fazlasıyla buluşabilirsiniz! İç sesinize kulak verin ve iç sesinizin size güven ve huzur verebilen ses olduğunu hatırlayın! Korku ve endişe, zihnin gevezelikleridir. İnsan çözüm odaklı olduğunda süreçlerin ardındaki ışığı görebilir ve bu önemlidir.

Rehber kartımızın ‘’araba’’ olduğunu görüyoruz. Bugün cesaret günü! Dürüst olun, bugün bu size kazandırır. En azından kendinize karşı dürüst olun! Ne neyse, onu o haliyle kabul edin, ötesine geçebilmek için önce kabullenebilmek gerekir. Bu önemlidir. Durmadan savaşmak, savaşmak değildir. Yaşam bir satranç tahtasında olduğunca bir savaş gerektirir. Bu aklın savaşıdır ve ardında yaşamın ışığı vardır. Farkına varılır ve farkına varan, mutlak sırrın perdelerini aralamıştır. Bırakın yıkılması gerekenler yıkılsın! Viraneler toz toprak barındırır! İnsan ya aslına uygun restore edebilmeli, bu şans ortadan kalkmışsa, yıkım kararıyla ki bazen bu karar bizim algılayabildiğimiz gerçekliğin çok ötesinden gelir, yeniye yer açabilmelidir. Gidenden korkmayın, giden hep ‘’gelen’’ demektir ve giden siz olmadığınız müddetçe kendinizden ve kendiniz olabilme gerçekliğinizden, gelen daha da size sizi götürebilecektir.

ve gelelim ‘’AŞK DETOKSU’’muza, bugün Güneş Terazide, gün Venüs günü, yapacağımız çalışma da büyük önem taşıyor! Pagan öğretilerde ‘’AŞK’’ ritüelleri Cuma günü yapılır, bolluk- bereket için Jüpiter günü olan Perşembe tercih edilir. İşretleri görmek için Merkür günü olan Çarşamba tercih edilebilir. Zorlukları aşmak( sürecin bizde uyandırmak istediğinin farkına varmak ) için Satürn günü olan Cumartesi ki aynı zamanda insan karanlığın ışığıyla çalışır o gün! Kendini bulmak için de Güneş günü olan Pazar tercih edilebilir. İçimizdeki savaşçının uyandırılması, var olan gücün açığa çıkarılması ve bu anlamdaki cesaret için de Mars günü olan Salı tercih edilebilir. Günlerin sırlarını açtık bugün, demek vakti gelmiş! Günlerin mesajlarını bu kriterleri göz önünde bulundurarak okuyabilirsiniz, gün yöneticisi bu yüzden önemlidir. Şimdi çalışmamıza geçelim, yazsın parmaklar:

‘’ Bugün sizi çok özel bir yolculuğa çıkarıyoruz! Zamanda yolculuk yapmaya ne dersiniz? Bununla birlikte bu zaman, çok uzak bir zaman olacak! Belki de bizden çok, çok, çok öncesi bir zaman! Şimdi gözlerinizi kapatın ve derin derin nefesler alın! Kendinizi başka bir hayat, başka bir ülke ve başka bir tarihte hayal edin! Neredesiniz? Sizce tarih nedir ve kimsiniz, ne yapıyorsunuz? Kimler var yakınınızda ya da çevrenizde? Şimdi onları dikkatlice izleyin ve hissetmeye çalışın içinizde canlananları! Aklınızdan geçenleri takip edin bir süre için ve bunlar arasında hangisi ile özel bir çekim hissediyorsunuz? Ona doğru yaklaşın ve onunla iletişim kurun! Konuşun! Ona bir şeyler söyleyin! Onu dinleyin ve gözlemleyin! Neler hissediyorsunuz şu an? Daha önce hiç hissetmediğiniz ne var sizce şu an burada? Peki, şimdi başka bir hikayeye yol alıyoruz! Perde değişiyor! Gözlerinizi açın ve kapatın! Derin nefesler alın! Şimdi de kendinizi başka bir hayat,  başka bir ülke ve başka bir tarihte hayal edin! Taş devrine kadar gidebilirsiniz ve belki çok daha ileriye! 2000’lerin sonları ve 3000’ler de olabilir! Tekrar etrafı gözlemleyin! Sizce nerede olabilirsiniz? Bu ülkenin adı nedir ve çevrenizde kimler var? Nasıl kıyafetler var üzerlerinde? Tarih nedir ve şimdi burada özel birini görüp göremediğinize bakın bakalım! Farklı bir çekim hissettiğiniz biri var mı çevrenizde? Ona yaklaşın, onunla iletişim kurun! Onda deminkinden farklı ne var? Bunu hissedin ve şimdi tekrar yeni bir yola çıkıyoruz ve şimdi şu zamandayız! Yıl 2015! Bununla birlikte başka bir hayatta olduğunuzu hayal edin! Farklı bir isminiz, farklı bir aileniz, farklı bir ülke! Bakının etrafınıza, anlamaya çalışın! Etrafta neler oluyor? Çevrenizde dikkatinizi çeken birisi var mı? Ona yaklaşın! Nasıl olsa bu bir hayal ve siz tamamen özgürsünüz! Ona selam mı vermek istersiniz, ellerinizle gözlerini kapatıp ‘’ Ben kimim? ‘’ demek mi? ( Hayallerde kimse kimseye tokat atmaz ya da ‘’ Aa, ne ayıp! ‘’ demez! Keyfini çıkarın ve şimdi onunla göz göze gelin! Farklı ne görüyorsunuz ve şimdi her üç deneyiminizde sizi en çoık etkileyen şeyleri bulun ve bunlara birer isim verin ve şimdi üç resim yapın, her bir kelime için birer küçük resim ve şimdi gözlerinizi kapatıp bu kelimeleri sesli olarak dillendirin ve içinizden geçenleri fark edin ve şimdi geriye dönün, yeni bir resim yapın ve bu resme bir isim verin! Artık nasıl yapacağınızı biliyorsunuz! Bu isimle bir melodi yaratın! O melodi, size sizi çağırıyor! Hadi bunun  farkına varın, şimdi! ( Melodiler doğa ile rezonansa girdiğinde yaratıcı bir güç olurlar ve tüm evrenle bağlantıya geçerek özde olanı açığa çıkarırlar, bakın bunlar çok önemli! Sesiniz sizin çok değerli bir hazineniz! ) ‘’

Sizi seviyorum,

Hüseyin Akdağ


( 02.10.2015 ''DİLEK AĞACI'' ŞARKISI

Siz de sizin resminizin ismiyle kendi şarkınızı yapmaya hazır mısınız? 
Hemen başlayın! Spontan, tammamen içinizden geldiği gibi... Yeter ki buluşun iç müziğinizle... )



30 Eylül 2015 Çarşamba

1 Ekim 2015 Perşembe ( AŞK DETOKSU 9. Gün )




Gün Enerjisi ( Numeroloji ) : 10 / 1

Günün Rehber Kartı : Aşıklar

Güneş : Terazi

Ay : İkizler ( 23:04 İtibariyle )

Gün Yöneticisi : Jüpiter

Bugün Ay boşlukta bir gün daha bizi bekliyor! Bu aralar Ay, sağolsun, uzun uzun boşlukta takılıyor ve biz bir haller, bir haller! Topla toplayabilirsen! Zaten Merkür retro akıllar bir karış havada! Doğum haritalarında Merkürleri retro olanlar ‘’ N’oluyor bu millete yahu! ‘’ diye bakıyorlar tabii! Onlar duruma doğuştan bağışıklık kazanmış! Bugün 13:44 itibariyle ay kendini salıyor! Önemli işler ve görüşmeler için sabah saatlerini tercih edebilirsiniz. Neyse ki 23:04 itibariyle derleniliyor toparlanılıyor! Bu iki gün iletişim enerjisi daha yoğun çalışır. Kendimizi daha rahat ifade edebiliriz. İkili ilişkiler için Cuma gününü( Venüs günü ), stresli görüşmeler için mümkünse Cumartesi gününü( Satürn günü ) değerlendirebilirsiniz. Her halükarda bu iki gün kelimeler ağzımızdan daha bir eli yüzü düzgün çıkar!

Bugün gün titreşimi önemli bir başlangıç dönemi olarak kendini gösteriyor. Kadersel bir döngünün ışığı var, çevrenize iyi bakın ve hatırlatılmaya çalışılanların farkına varın! Tabii ki her ışık kendimizden kendimize! Kendimiz çalıp kendimiz söylüyoruz! Sesimiz bizim fırçamız ve ona kattığımız hisler bizim renklerimiz! Peki, bunun ne kadar farkındayız? ‘’ Biz kaderlerini onların çabalarına bağlı kıldık! ‘’ Bu ‘’çaba’’nın anlamını ne kadar kavramaktayız? Hatırlamak! Derinlerimizde saklı olanı açığa çıkarmak! Yolculuğa çıkmak! Kendimize bir yolculuk ve bu yolculukta bize eşlik eden keşif ve merak! Dün bir dönemi kapattık, belki bunun çoğumuz farkında bile değildik; bununla birlikte bunu yaptık ve bugün yeni kapılar açılıyor yaşamda, hatta başladı bile! Biraz durup bağlantılar kursak aslında, kolaylıkla anlardık! Ne zaman buna hazır olduğumuzun farkına varacaktık?

Çok yazdığım konusunda eleştiriler alıyorum! Fazla felsefik takılıyor, kafa karıştırıyormuşum! Öyle mi düşünüyorsunuz? Öyleyse ok hedefi vuruyor, oh, şükürler olsun! Karışmalıydık dostlarım, yoksa ben olan ışığı bulamazdık. Size anlatabileceğim hiçbir şey yok benim! Size hiçbir şey öğretemem, kimse de öğretemez! Bizler hatırlarız ve hatırlanan kendimize açılan kapılarsa, orada kendimizden bir şeyler açığa çıkıyorsa, işte o zaman şanslıyız! Ne kadar kendi kelimeleriniz var, ne kadar kendi renkleriniz var, ne kadar hem ben hem bizsiniz, işte o kadar yaşamın içinde olabilmektesiniz! Bunları hep birlikte anlayabilmeliyiz. Farkı düşünmekten korkmayın ve farklılığı sakın herkesi sizde farklı olan o şey yapabilmek olarak yorumlamayın! Herkes farkındaki bir olan ışıktır. Renkler birbirleriyle savaşmaz, birbirlerini tamamlar, işte bunu anlamak önemlidir. İzin verin olsun, burada anlayamayacağınız hiçbir şey yok, anladınız bile ve hepsi bu!

Rehber kartımız ‘’aşıklar’’ ve bu kart ikizler burcuyla, başka bilgilerde de Venüsle ilişkilendirilir. Bu gece Ay ikizlere geçiyor ve yarın Venüs günü! Demek kendimizi keşfetmeli ve aşkı bir bütün olarak görüp o halde kendimizle buluşabilmeliyiz. Biz sadece kendimizle buluşabiliriz canlar, kendimiz olana çekiliriz ve o heyecanlandırır bizi; çünkü arayıp bulmaksa o sadece kendimizdeydi. Tüm yaşam ötesi değil ki! Bir karar verin ve bu karar bugünün ışığı olsun! Benim içimden ‘’ Şimdi kendime güveniyorum! ‘’ demek oldu ve hep birilerine güvenebilmek için ne kadar çok enerji harcadığımızı hatırladım! Yanıbaşımızda( hatta ta başımızda ) aslan gibi kendimiz dururken!

Bugün gün yöneticisi Jüpiter ve bizi derinlere doğru götürmek istiyor. 10, kimi bilgilerde Jüpiter ile ilişkilendirilir. 1 de Merkür! Dün de Merkür günüydü! Merkürden Jüpitere geldik; bununla birlikte gün titreşimi ‘’ Jüpiterden Merküre gel! ‘’ diyor. Bunu ‘’ Dünden bugüne gel! ‘’ diye mi yoksa ‘’ Düne gidip ‘’ Bugünden yarına git! ‘’ diye mi okumak istersiniz? Her birinin mesajları çok! Seçelim beğenelim alalım! Jüpiter Merkürle pek anlaşamaz aslında! Jüpiter ‘’ Yeri göğü ben yarattım! ‘’ der. Merkür ‘’ Ben her şeyin farkındayım! ‘’ der. Jüpiter kozadır, Merkür kelebek! Siz hangisisiniz? Sizce koza olmadan kelebek olabilir misiniz?

ve gelelim bugünkü çalışmamıza… Malum, ‘’AŞK DETOKS’’umuzun 9. günü ve çok ilginç! 9, bilincin doruklarıdır. Ardından 10’a varılır ve 10, kader ile tanışmadır. İçimizdeki o kutsal sesi duymaktır. Bakalım bugünün bize hediyesi nedir?

‘’ Şimdi ellerinizi önünüze doğru getirin ve parmaklarınızı oynatın ve içinizden bir sayı tutun, o sayı kadar bileklerinizi sağa ve ardından sola soğru döndürün!( gülmeyin, bunlar beyinde çok önemli merkezleri uyarıyor ya da gülün de yapın, daha iyi! )  Şimdi aynı şeyi gözleriniz kapalı yapın ve şu an bunu iki ayrı yöne( bir eliniz sağa, öteki eliniz sola! ) yapmayı deneyin! Yapabildiniz mi? Şimdi içe doğru deneyin! Bu bir oyundu!( oyun yaşamın ve ruhun ışığıdır! ) Peki, şimdi gözlerinizi kapatın! Bakalım neleri değiştirebildik? Şimdi sizi kendinizle buluşmaya götürüyoruz! Derin nefesler ve şimdi kendi gözlerinizi gözlerinizin önüne getirin! Kendinizle ilgili eski bir anı hatırlayın! Orada kendinizi seyredin! Kendinize( o andaki ) bir isim verin ve daha yeni başka bir an ve yakın zamanda bir an! Her birine bir isim verin ve şimdi gözlerinizi açıp bir resim yapın! Kelimelerinizi hatırlayın! Tekrar gözlerinizi kapatın! Bu kelimeleri sesli olarak bir kez söyleyin ve neler canladığını içinizde not alın ve resme tekrar bakın! Resme bir isim verin ve bu isimle bir melodi yaratıp bunu gün boyu söyleyin! Bir örnek size verilecek Hüso’dan! Şimdilik bu, görüşmek üzere, sevgiler… ‘’

Şimdilik bu!

Sizi seviyorum,


Hüseyin Akdağ

01.10.2015 ''DOĞUM'' ŞARKISI 
( Benim resmimin ismi ''DOĞUM''du, herkes şarkısını kendi ismi ve melodisiyle yapabilir. Şimdiden kutlu olsun! )


29 Eylül 2015 Salı

30 Eylül 2015 Çarşamba ( AŞK DETOKSU 8. Gün )




Gün Enerjisi ( Numeroloji ) : 20 / 2

Günün Rehber Kartı : Ay

Güneş : Terazi

Ay : Boğa

Gün Yöneticisi : Merkür

Bugün gün titreşimi derinliklerimize çekilebileceğimiz bir gün olduğundan bahsediyor. Süreçleri daha içsel deneyimleyebiliriz. İç sesimize kulak vermek ve akışın bizi nereye doğru götürdüğünün farkında olarak hareket etmek çok daha lehimize olacaktır. Aktif değil pasif hareket söz konusu gün titreşiminde, bu da şu anlama gelir: Gerekenler yapıldı ve bu yapılanların bizi götürmekte olduğu noktada yeni oluşumlar neler olabilir? Bunlar nasıl bir içsel motivasyonla desteklenebilir? Nasıl bir ruh hali oluşturulabilmelidir ki her şey anlamını bulmuş olsun?

Rehber kartımızın ‘’ay’’ olduğunu görüyoruz. Gün titreşimindeki 2 de Ay ile bağlantılı olarak yorumlanır. Ay bizim saklı olan yanımızdır. Tek başına karanlıktır. Özümüzdeki ışıkla bize kendini yansıtır. Bazı özelliklerimiz tek başına bir anlam taşımaz. Neden yaptığımızı ve bunun ne anlama geldiğini bile tam olarak bilemeyiz; bununla birlikte burada bir şeyleri fark edip bu davranışı bilinçli bir yeterlilikle geliştirebildiğimizde, süreç çok daha farklı bir ışık kazanır. Bir yerlerden gelen özellikler, öğrenilmiş ya da bir şekilde içimizde bir yerlere gizlenmiş! Onu okuyup anlayabilmek ve yaşama, güçlü bir ışıkla bunu yansıtabilmek! Bugün bizi zorlayan ne varsa bu bizi kendimizle ilgili henüz tam olarak farkında olmadığımız bir gerçekliğe götürür. O gerçekliğin anlamı, burada olanın bilincine varmak ve bunun sorumluluğunu almaktır. Bu önemli! Bu bir şafak karanlığı, indiğimiz bu derinlikte, cevheri açığa çıkarabilecek olan uyandırılmalıydı.

Ay boğada, sağlamcılığımızın daha yoğun işleneceği bir enerjisel döngü söz konusu! Ayın vurgusunun bugün güçlü olması bizi boğanın yöneticisi olan Venüse, o da bizi aslanın yöneticisi olan Güneşe ve o da bizi Terazinin de yöneticisi olan yine Venüse götürür. Ayaklarımızın yere sağlam basabilmesi; özde olanın, bunun nasıl yansıtıldığının, yaşamla nasıl bir ilişki kurulduğunun, ortak alanların nasıl yaratıldığının farkındalığıyla olacaktır ve bunlar önemlidir.

Gün yöneticisinin Merkür olduğunu görüyoruz. Merkür işaretlerin gezegenidir ve bize haberler verir. Merkürün retro olması işaretler ve haberler için içsel bir takibin önemine dikkat çekiyor. Rehber rüyalar bu dönemlerde söz konusu olabilir. Rüyanızı yazın, okuyun ve içinizden geçenleri kendinize anlatın. Rüyalar özeldir, onları herkesle paylaşmayın. Yüreğiniz size ihtiyaç duyduğunuz cevapları verebilecek güçtedir. Bugün içsel enerjimiz çok daha yoğun çalışıyor. Dünya, ruh ile kurduğumuz bağlantı ışığında bize kendini açıyor.

ve gelelim ‘’AŞK DETOKS’’umuzun 8. gününe, bakalım bugün parmaklarımızdan neler dökülüyor olacak ve bunun bizim için anlamı nedir? Çalışmamız yoğun bir enerjiyle devam ediyor, ışığında kalın ve yaşamın içinde algıladıklarınızın bütünsel bir haritasının söz konusu olduğunu hatırlayın, burada yaptığımız yaşamımızdaki işaretlerle bize yansıyor ve bunun tam olarak ne anlama geldiğini anlayabilmek önemli!

‘’ Bugün yaşam haritamızın ışığını uyandırıyoruz ve aslında bir navigasyon cihazındaymışçasına kendimizi seyrediyoruz! Tüm buluşmalarımızı hatırlayalım, özel buluşmalarımız ve bunlar arasında; en eski, daha yakın ve en yakın olan buluşmalarımızı hatırlayalım! Onlar kimlerdi? Her birini bir kelimeyle tanımlayın! Sizce yaşamınıza size neyi hatırlatmak için gelmiş olabilirler? Şimdi gözlerinizi kapatın! Her biriyle olan yolculuğunuza şöyle bir göz atın! Neyin daha farklı olmasını dilerdiniz? Bu farklı olmasını dilediğiniz her ne varsa, bunlara birer kelime ile isimler verin ve şimdi her üç kelimenin de olduğu bir an inşa edin! Orada olduğunuzu hayal edin! Neyi daha farklı hissediyorsunuz? Şu anı bir kelime ile tanımlasanız, bu ne olurdu ve şimdi kendinizi tamamen bu akışa bırakın! Gözlerinizi kendinizi hazır hissettiğinizde açın ve hemen resminizi yapın ve bu resme bir isim verin! İşte bu isim, sizin yenideki ışığınız! İşte bu, şimdilik, aha şimdi! Kutlu olsun! ‘’

Sizi seviyorum,


Hüseyin Akdağ

28 Eylül 2015 Pazartesi

29 Eylül 2015 Salı ( AŞK DETOKSU 7. Gün )




Gün Enerjisi ( Numeroloji ) : 28 / 10 / 1

Günün Rehber Kartı :  Yıldız

Güneş : Terazi

Ay : Boğa ( 21:56 itibariyle )

Gün Yöneticisi : Mars

Bugün 10:46’da Ay, Venüs ile üçgen açı yaparak boşlukta harekete geçiyor. Bu da ‘’ (en büyükler/yıldızlar) kabilesinde bulunan (esin perisi/barış güvercini), (fatihler/öncüler) kabilesinde bulunan (kadın kahraman/anne) ile arkadaşlık ediyor. ‘’ anlamına geliyor. Açacak olursak, uzlaşıya açık bir hava içinde olabildiğince net, ne istediğimizden emin; bununla birlikte oluşturulan ortak olanda işbirliğine yatkın ifadeler önem taşıyacaktır.

Ay boşluktayken büyük kararlar vermemek daha lehimizedir. Daha kendi içimizde ve olabildiğince dengede kalmak çok daha yerinde olacaktır. Gün rutinindek akış içinde kalmaya çalışın. Ani durumlarda sağduyunuzu koruyarak ve içsel tartınızın hassasiyetinde yol alın. Kendi içinize çekilebileceğiniz bir an yaratabildiğinizde ya da yaratabilirseniz barış ve sevgiyle kendinizi ifade edebilme gücüne odaklanın. İhtiyaç duyduğumuz güç, tamamen içimizde, iş onu aktive edebilecek o büyülü kapıyı aralayabilmekte ki o da kelamın gücünce! Kelimelerin sesini duyun ve hangi sesin ışığında yol almayı seçtiğimiz önemli; çünkü kelimelerin kelimelerle bağı olur ve bu bağ da içinde bulunduğumuz akışı doğurur, nereden başladığımız önemli! En doğru ışığı yansıtacak olan kelimelerle başlayın! ‘’Bismillahirrahmanirrahim’’ buradan gelir aslında, bir şeye nasıl bir ışıkla başladığımız ve orada nasıl bir titreşim yarattığımız önemlidir. Tam da bu yüzden bir işe başlarken ilk andaki niyetlerimiz ve inançlarımız çok önemlidir. Bugün bunların farkında olalım!

21:56 itibariyle Ay, boğaya geçiyor. Güven arayışımızın yükseleceği iki güne giriyoruz. Huzura ihtiyaç duyarız. Doğa ile buluşmak için küçük de olsa bir zaman yaratın. Köprüden geçerken denize şöyle bir bakmak, güneşin sıcaklığını tenimizde duyumsamak, rüzgarın bizi okşayışını hissetmek, yağmurun sesini duymak, toprağın kokusunu içimize çekmek, bir ağaca dokunmak olabilir. Ayakkabılarınızı çıkarıp toprağa yalınayak basabilirsiniz! Dikkat edin ayaklarınızı üşütmeyin! Yine de tadını çıkarın!

Ay boğadayken ayaklarımız yere sağlam bassın isteriz. Maddi anlamda da süreçler toprak netliğiyle gerçekleşir. Finansal konularda daha net bir görü sağlayabileceğimiz bir zaman dilimindeyiz. Yemeyi, içmeyi fazla abartmayalım ve olabildiğince esnekliğimizi de korumaya çalışalım. İnat, boğanın gölge yönüdür ve onun bizde açığa çıkışı durumları zorlaştırabilir. Tembelliğe de kapılmayın, yatış moduna girersek işin içinden zor çıkarız. Keyifli keyifli çalışalım! İş bitirici olalım!

Gün titreşimi bize iç sesimize kulak vererek aklın ışığında kalmamızı söylüyor. Sağduyuyu korumak önemli bugün! Adil olmalıyız! Kendimize ve çevremize karşı! Kendimizi ifade ederken içtenliği koruyabilmek önemli! Yaşam bütünlüğünün farkında olmalı, onu bir bütün olarak yorumlamalı, parçaları bir araya getirmeli ve böylelikle büyük resmi görmeyi başarmalıyız.

Rehber kartımız bize ‘’yıkılan duvarların ardından önümüzde açılan yeni ufuklar‘’ı işaret ediyor. Zaman kavramı biraz daha şekil değiştiriyor. Az çok, çok az olabilir. Buradaki esneklik önemli! Haberci rüyalar, özel mesajlar, bizi heyecanlandıran işaretsel bulgular oluşabilir. İç sesinizin ışığında bunları takip ederek yolu görmeye çalışın. Henüz bir şeyleri netleştiremiyorsanız acele etmeyin, demek ki doğru zaman şimdi değil!

Gün yöneticisinin Mars olduğunu görüyoruz. Ayın koçta boşlukta olduğunu düşünürsek, Mars bizde itici bir güç oluşturabilir; bununla birlikte bu güç, çok aktif kullanımı sağlayamayacağımız bir potansiyelde kendini gösterebilir. Enerjimizi kontrollü ve bilinçli kullanmamız gerekiyor. İçsel bir düzenleme önemli! Her şey yerli yerine! Abartmıyoruz! Aklımıza ilk geleni söylemiyoruz! İki düşünüp bir konuşuyoruz! En azından bugünlük; bununla birlikte yolun ve yolculuğun farkındayız ve sadece taşları yerli yerine koyuyoruz, şimdilik bu!

ve bakalım ‘’AŞK DETOKSU’’muzun 7. gününde bizi neler bekliyor, bir haftayı tamamlıyoruz bile ve geriye kalıyor son iki hafta, bakalım ilk haftanın son çalışmasında bize neler söyleniyor:

‘’ Bugün özel bir zaman ışığıyla çalışıyoruz ve dünü bugüne taşırken, bugünü de yarına taşıma hazırlıklarına girişiyoruz ve şu an çok özel bir potansiyeli uyandırıyoruz. İlk haftamızın son çalışması ‘’anne’’ ile ilgili gerçekleşiyor ve şimdi gözlerinizi kapatın ve annenizi ilk gördüğünüz anı hatırlayın! Belki hatırlayamazsınız gibi gelebilir; bununla birlikte hatırlayacaksınız! Onun gözlerini, o gözlerdeki sevgiyi ve onun nefesini, onun bedenini, sıcaklığını ve onun karnında, onunla bir bütün olduğunuz zamanı hatırlayın ve şimdi o yolculuk, zaman ışığında dünyaya açılıyor ve şu an dünyadasınız! Yaşamla ilk bütünlenişiniz, ilk nefes aldığınız an ve şu an yeryüzündeyiz! İnsanlarla ilk tanışma, hatırlama, akrabalık, aile kavramları ve dostluklar, büyümek ve bir gün anne geride kalıyor! Bir yolculuk başlıyor! Şu an o yolculuğa çıkıyoruz ve kapılar açılıyor, şimdi arkanızı dönün ve bakın, anneniz orada duruyor! Ona sımsıkı sarılın! Ne söylemek istiyorsanız, sesli bir şekilde söyleyin! Mutlaka her şey için teşekkür edin ve onun da sizi sevgiyle uğurladığını hissedin ve şimdi yaşamın içindesiniz! Nedir istediğiniz? Nedir beklediğiniz? Hayal ettiğiniz nedir? Şimdi sorun kendinize ve şu an neler canlandığının içinizde farkına varın! Yaşam yolculuğunuz sizi hangi üç kelimeyle heyecanlandırıyor ve açın kendinizi hazır hissettiğinizde gözlerinizi, bu üç kelimenin sizi götürdüğü bir resim yapın ve bu resme bir isim koyun! Bu isim sizin anne gücünüz, dişil gücünüz olacak! Kadınlar için bu, aradıkları kendileriyken, erkekler için bu, aradıkları parçadır, işte bu, şimdilik!( Bir kişinin cinsiyeti ve tercihi ne olursa olsun bir parça vardır içinde onu tamamlayacak olan diğer parçayı aradığı, bu ya bir anne ya bir babadır çok kez, belki dişil bir baba, belki eril bir anne, buradaki ince çizginin ne anlama geldiğinin farkına varmak çok önemlidir ve kişi içindeki anne ve baba ile barışı sağladığında, işte gerçek arayış orada başlayacaktır ki bu birlikte yaratımın kapılarıdır. )

Sizi seviyorum,


Hüseyin Akdağ

27 Eylül 2015 Pazar

28 Eylül 2015 Pazartesi ( DOLUNAY- AY TUTULMASI )



Gün Enerjisi ( Numeroloji ) : 27 / 9

Günün Rehber Kartı :  Güç

Güneş : Terazi

Ay : Koç

Gün Yöneticisi : Ay

Bugün 05:50’de Koçun 4. derecesinde Dolunay ve Ay tutulması gerçekleşiyor. Ay Koçun 4. derecesindeyken, Güneş de tam karşısında Terazinin 4. derecesinde olacaktır. Burada karşıt açı söz konusudur. Bunu şöyle bir cümleyle açıklayabiliriz: ‘’ (Fatihler/öncüler) kabilesinde bulunan (kadın kahraman/anne), meydan okuyan rakibi, (iyi eğitimli sanatçılar/diplomatlar) kabilesinde bulunan (kahraman/baba) ile karşı karşıya geliyor. ‘’ Burada olanı çok iyi anlamamız gerekiyor; çünkü dünya yani biz, tam da bunun ortasında kalıyoruz.

Bakalım gün ışığında neler okuruz? Gün titreşimi ‘’ İç sesini duy, bunu anlamakta ve işaretleri algılamakta cesur ol ve bunun içinde olduğunun, olanın da senin içinde olduğunun farkında ol! ‘’ Satürnyen bir döngü, Ay ve Marsın birleşiminden bahsediyor. Ayın Koçta olduğunu, Koçun yönetici gezegenin Mars olduğunu düşünürsek, buradaki işaretleri okumak daha da büyük bir önem kazanıyor.

İç sesimiz, yüreğimizin sesidir. Orada barış ve sevgi vardır. Korku ve endişeyse hissettiğiniz, bilin ki bu egonuzun sesidir. Size huzur ve güven veren, Yaradanın sesidir ve onun ışığında kalın. Emin olun karşınızda duran ne varsa, size sizden bir ses taşır. Onda kendinizi görün ve yüreğinizin yüreğinize cevabını ‘’ sizden size ‘’ alın. Ona söylediklerimiz aslında kendimizedir ve ondan duyduklarımız, aslında kendimizdendir ve biz hepsinde o tek olan sesi duyabildiğimizde, yol da açılabilir. Bunu anlamak önemlidir. İşaretleri okuyabilmek! Boşa ilk vahiy ‘’ Oku! ‘’ değildir. Okuyabilene aşk olsun! Zorluk da kolaylık da anda ve o an ışığında kendimizden kendimize, doğmayan güneş yoktur, bitmeyen gece, gecenin ışığı yüreğine indiğinde( dinlenmek ve ışığa hazırlanabilmek ) doğan gün artık ışığın olacaktır. İşte bu!

Rehber kartımızın ‘’güç’’ olduğunu görüyoruz. 11. kart olan ‘’güç’’ 2’nin gölgesidir. Bu kart bize karşıtımız olanı verir. Ne ilginç! 2, Ayı anlatıyor ve bugün ay tutulmasında Güneş tam onun karşısında bulunuyor ve rehber kart, Güneşin yöneticisi Aslan burcu ile ilişkilendirilen ‘’güç’’ geliyor. Burada çok özel bir şeyler var, heyecanlanıyorum! Bize ‘’ Karşıtın olduğuna inandığın ne varsa onunla barış ve işbirliği içinde ol! ‘’ diyor. Kapı sadece bu olabilir kendimizden kendimize açılan! Herkes ‘’ruh ikizi’’ derdine düşer. ‘’ruh ikizi’’ senin tam zıttın olduğuna inandığın her neyse odur ve bu her zaman ‘’tutkulu aşk’’ temasında işlenmez. Farklı olduğuna inandığın; bununla birlikte seni çeken ne varsa onunla imzaladığın barış kendinle imzaladığın barıştır. Düşman saydığın belki sana en büyük yaşam dersini armağan edecek olan ışıktır. Yeter ki almayı bil!

Ay bugün Koçta ve gün yöneticisinin de Ay olması bugün Ay temalarını çok daha ön plana alıyor. Mars Başakta bu arada, çok da kaptırmadan, yararlı- yararsız ayrımını koruyarak! Ay için ‘’ duygular, tepkiler, anaçlık, evcimenlik, hafıza, alışkanlıklar, beslemek, yetiştirmek, değişken ruh halleri, dalgalanma, kalıtsal nitelikler ‘’ denmiş. Duyguları yokluyor ve tartarak onları takipte kalıyoruz. Tepkilerimizde cesur; bununla birlikte adil olma gerçeğini koruyoruz. Anaçlığı baskıcı bir politakaya getirmiyoruz. Evcimenliği abartıp evden çıkmamazlık etmiyoruz. Hayat dışarıda zira ve bizim orada olmak için evlerimiz var. Hafızamızı yoklerken işi ‘’arabesk’’ bir tutuma indirgemiyoruz. Hatırlamaya değer olan ve mutlaka bunu yapmanın işimize yarayacak olduğu! Alışkanlıklara küçük meydan okuyuşlar olabilir! Eve farklı bir yoldan giderken evin yolunu kaybedecek gibi değil tabii! Neyi beslediğimizin bilincinde, bize bir kapı olabilecek olanı besliyoruz. Sevgi ve barış ile açılan yolumuz olsun ki beslediğimiz, onunla doğsun yarından bugüne olan beslenişimiz! Kendimizi yetiştiriyoruz tüm bunlarla daha temiz yarınlara! İnişler çıkışlar olabilir, sorun yok, mühim olan dengeyi bulabilmek! Salınımlar olsun, merkez bulunsun yeter! Dalgalanmadan durulmazmış zaten, o da tamam! Kalıtsal nitelikler, köklerimizdeki gücü açığa çıkarmaktır ki ‘’güç’’ün yolu barıştan geçiyor, barıştığımız gerçek güce açılan kapı oluyor, kapsayan genişliyor, tüm bunları anlamak önemli! Yarım, bizimle tam oluyor ve biz onunla tam!

Şimdi ilk kurduğumuz cümleye tekrar bakalım: ‘’ (Fatihler/öncüler) kabilesinde bulunan (kadın kahraman/anne), meydan okuyan rakibi, (iyi eğitimli sanatçılar/diplomatlar) kabilesinde bulunan (kahraman/baba) ile karşı karşıya geliyor. ‘’ Ne ilginç değil mi? Normalde babanın duracağını düşündüğümüz yerde anne ve annenin duracağını düşündüğümüz yerde baba duruyor. O zaman içimizdeki anne sevgili beyler ve içimizdeki baba sevgili hanımlar! Bu da demektir ki içimizdeki kadın ve içimizdeki erkek, olmadığımıza inandığımız ne varsa sınavımız onunladır ve şimdi savaş değil, şimdi işbirliği zamanıdır. Aksinde olan, Yaradanın sesini duyamamış sayılacaktır ve bunun ne anlama geldiğini hep birlikte yaşayıp göreceğiz. Muhakkak ki her can duyar, muhakkak ki her can duyar, Amin!

ve gelelim ‘’AŞK DETOKSU’’muzun 6. gününe, bakalım neler var bizi bekleyen, bu çalışma bugün( dolunay- ay tutulması ) için de bir ışık olacaktır, şimdi parmaklarıma bırakıyorum:

‘’ Bugün ışık zamanlardan bir çalışma gerçekleştiriliyor ve yüreklerimizdeki çok özel bir ışık uyandırılıyor! Şimdi gözlerinizi kapatıp üç kez şunu tekrarlamanızı istiyoruz: ‘’ Çok seviyorum… Çok seviyorum… Çok seviyorum… ‘’ Her seferinde gözünüzde canlananlar( hissettikleriniz, duyduklarınız ) nelerdi? Şimdi bir kez daha tekrarlayabiliriz gözlerimizi kapatarak bunu ve şimdi üç kelime seçin tüm hissettikleriniz arasından! Biliyorum, ne bu ‘’üç kelime’’ler diye soruyorsunuz! Bunlar bizim ruhumuzun haritalarını açığa çıkaracak koordinatlardır. Çalışma tamamlanışına doğru size bunlardan ayrıca bahsedeceğiz ve şimdi üç kelime( demin seçtiğimiz ) ile bir derinleşmeye girişelim! Derin nefesler ve işte şimdi oradayız! Derinliklerimizde doğan güneşte neler hissediyoruz? Neleri duyuyor ve görüyoruz? Takip etmeye çalışalım! Şimdi resmimizi yapalım ve bu resme bir isim koyalım! Bu resim, bugünkü ışığımız olsun! Daha yolculuk yeni başlıyor! Sabırlı olun, daha neler var! Yüreğim dolusu sevgiler… İşte bu, şimdilik! ‘’
ve işte bu, şimdilik!

Sizi seviyorum,


Hüseyin Akdağ