26 Eylül 2015 Cumartesi

26 Eylül 2015 Cumartesi ( AŞK DETOKSU 4. Gün )




Gün Enerjisi ( Numeroloji ) : 25 / 7

Günün Rehber Kartı : Mahkeme

Güneş : Terazi

Ay : Balık

Gün Yöneticisi : Satürn 

Bugün gün titreşimi bize iç sesininin seni çektiği yerde ruhsal olarak deneyimleyeceğin bir şeyler var ve orada hareketi koru, bunu içselleştir, iyi düşün ve adımını bunun akabinde at diyor. 7, yola çıkma sayıdır. Güvenlik alanı geride alınır ve 6’daki tutku artık yaşamda kendini gösterme yolundadır. Cesaret, bugün bunun ne anlama geldiğini anlamak önemli olacaktır.

Rehber kartımızın ‘’mahkeme’’ olduğunu görüyoruz. Bu kart bize içselleşme sürecinde olduğumuzu hatırlatırken( merkür retro ) ‘’ Şimdi yapman gerektiğine inandıklarını yap içinde bulunduğun süreci tamamlamak adına, eksik gördüğün ne varsa onları tamamla, bu konudaki istekliliğin ve bu anlamdaki emeğin sana kapıların açılışını ve senin de o süreç içindeki varlığını beraberinde getirecektir. ‘’ diyor.

Ay balıkta seyrediyor. Flu bir hava hissedilecektir. Bir şeyleri çok net görmek bu iki gün için pek de mümkün değildir. Duygusal bir yoğunluk hissedilebilir. Ağlamak isterseniz ağlayın, açılırsınız! Balık burcu, ‘’Tanrının gözyaşları’’ olarak da bilinir. Tanrıya en yakın burçtur, Neptün doğasıyla bazen cidden anlaşılmaz olabilir. Bu aralar daha bir anlayışlı davranın kendinize ve çevrenize karşı! Zaten çevremiz de ‘’kendimizden kendimize‘’ bir tablo değil mi?

Bugün Satürn günü! Satürn neydi? Kısıtlamalar ve zorlamalar! Sınırlar… Peki, bunu aşabilecek kimdi? Biz! Nasıl yapabilirdik? Sağlam temeller üzerine kurulu bir duruşla! Nereden başlamalıydık? Derin derin nefesler alarak olabilir. Sakin olmadığımız müddetçe kriz yönetmek mümkün değildir. İşler daha da sarpa saracaktır. İhtiyacımız olan süreci aklın ışığında okumak, bunun için de önce o akla ulaşmak ki bunlar önemli!

ve geldik ‘’AŞK DETOKSU’’muzun 4. gününe, zaman nasıl da çabuk geçiyor! 4. güne gelmişiz, bakalım eller neler yazacak:

Bugün çok önemli bir gün, hatırlatmak isteriz! Bugün ‘’IŞIK ZAMAN YARATIMI’’ başlıyor ve bu ne demek? Bugün ruhsal bir birleşim ışığı yakacağız birlikte ve hatırlayacağız! Derinlerimize bir yolculuk gerçekleştiriyoruz ve şimdi yaşamımızda bizi en çok mutlu eden üç anı hatırlayalım( ne ile ilgili olduğu önemli değil )! Öyle bir şey olsun ki ne zaman hatırlasak içimizde tatlı bir duygu oluştursun! Evet, şimdi her birinden tek bir kelime çekelim! Sırayla, ilki ilk aşkımız, ikincisi son zamanlarda yaşadığımız arasında en iyisi ve üçüncüsü de yarındaki aşkımızın kelamı! Şimdi derin bir meditasyon! Hazır ay balık da bizi desteklerken! Hatta merkür retro! Oh, mis ve şimdi( meditasyon sonrası ) yazalım içimizden gelenleri ve yazdıklarımız arasından bir kelime çekip bunun resmini yapalım( içimizden nasıl geliyorsa ) İşte bugün de bu! Kapıyı açtık, aşkın ışığını yaktık! Hayırlı uğurlu olsun! Yolculuk devam ediyor, şimdilik bu!

Sizi seviyorum,


Hüseyin Akdağ

24 Eylül 2015 Perşembe

25 Eylül 2015 ( AŞK DETOKSU 3. Gün )




Gün Enerjisi ( Numeroloji ) : 24 / 6

Günün Rehber Kartı : Şeytan

Güneş : Terazi

Ay : Balık ( 22:43 itibariyle )

Gün Yöneticisi : Venüs

Bugün gün titreşimi önemli bir gün titreşimi olarak kendini gösteriyor. Bugün yaşamımızda iç sesimizi duyarak hareket edebiliyor olmak, ipleri ele almak ve bu anlamda uyanık olmak, verdiğimiz kararların bize çektiği yeni bir yolculuk olduğunun farkında olmak önemli olacaktır. Yaşam göze aldıklarımızın bizde yaktığı ışığın ve bunun armağanlarının toplamıdır ve bunun tam olarak ne anlama geldiğini anlamak, bugün daha önemli olacaktır.

‘’şeytan’’ kartının bugün bize rehberlik etmekte olduğunu görüyoruz. Gün titreşimi Venüsün aydınlık yönünü( 6 ) vurgularken, rehber kartımız ‘’şeytan’’( 15 ) Venüsün karanlık yönüne dikkat çekiyor. Sevgi ve tutku, gölgesinde öfke ve hırs olarak vardır ve bizim tam olarak nerede durduğumuzun farkında olmak önemlidir. Bugünün Venüs günü olduğunu da göz önünde bulundurursak bugün ilişkilerimizden bize yansıyan gölgelerimizin farkındalığı önem kazanacaktır.

Gölge nedir? Gölge, varlığının çok da bilincinde olmadığımız, daha çok bilinçdışı, özümüzü, onu maskeleyerek yansıtan parçalarımızdır. Özde bunlar çok daha farklıdır; bununla birlikte dünyada gizli bir görünümü seçmiş olabilir. Bu bizim ancak varoluşsal farkındalığımızla çözümleyebileceğimiz ve daha bilinçli bir oluşumu mümkün kılabileceğimiz bir durumdur. Yeryüzünde her yerde olunabilir. Bu, sonsuz özgürlük dahilindedir; bununla birlikte olduğumuz her yerin bir yükü ve bunun bir anlamı vardır ve buradaki bilinçli seçimlerimiz, bizi kendimiz olma yolunda, her şeyle bütünleşebilme şansına eriştirir. Bunlar önemlidir.

Bugün gölgelerimizi keşfediyoruz. Dışarıdan kendimizi gözlemliyoruz ve farkında olmadan kim olup yansıdığımızın farkına varıyoruz. Bunu anlamanın en kolay yolu çevremizde eleştirdiklerimizi gözlemlemektir. Mutlaka o parçalarımızda bize dair bir şey vardır bizden bize yansıyan ve onu bulmak gerekir. Memnuniyetsizlikten olan şikayetim, memnun olamadığım bir şeyleri işaret edebilir ve bunu itiraf etmekten kaçıyor olabilirim; çünkü itirafım buradaki değişim sorumluluğunu da almak olacaktır. Sürekli öfkeli kişilerle karşılaşmam, bastırdığım bir öfkem olduğu anlamına gelebilir. Dürüst olmadıklarına inandığım kişilerle karşılaşıyor olmam, kendime karşı dürüst olamadığım bir şeyler olduğu anlamına gelebilir ve bunların tam olarak ne olduğunu çözümleyebilmek gerekir.

Jung bunlara ‘’içsel insanlar’’ der. ‘’içsel insanlar’’ımızı ve bunun bizdeki anlamını keşfetmek bizi onlarla savaşmayı seçmek yerine onlarla, yani kendimizle barışa götürebilecektir; zira onları var eden bizde saklı olandan fazlası değildir. En azından burun buruna gelişimiz böyle bir hikaye dahilindedir.

Ay bugün 22:43 itibariyle balık burcuna geçiyor. 07:03 itibariyle Venüs ile karşıt yaparak boşlukta hareket ediyor. Bugün pasif bir hareket( içsel ) çok daha lehimize olacaktır. Bu karşıt açı Venüsün, Ayın meydan okuyan rakibi olarak kendini göstereceği anlamına gelir. Duygularımızın bizi Venüsün etkileyici gücünün karanlık tarafına geçerek durumları yanıltıcı bir şekilde yansıtmasına izin vermemeliyiz! Duygularımız bizi yönettiğinde, burada irademiz ve bunu temsil eden otoritemiz devre dışı kalır; bununla birlikte biz onları yönettiğimizde doğamızı keşfederek ve buradaki gücü aktive ederek yol alma şansı yakalanır. Duygular kendimizle ilgili henüz keşfetmemiş olduğumuz derin bir denizdir ve bilinçsiz bir dalgıç için vurgun işten bile değildir. Buradaki içsel uyum ve bütünlüğün sağlanarak hareket edilmesi birçok süreci çok daha kolaylaştırma şansına sahip olabilecektir. Amaç, sessiz kalmak değil, farkında bir ses olmaktır. Bastırılmış olan patlar ve sağlıklı olan en doğru ifadeyi bularak kendimizi ortaya koyabilmektir. İşte bunlar önemlidir.

Ay Balığa geçene kadar daha yavaş ve rutin bir döngüde kalmak tercih edilebilir. Balık teması bize derinleşme ve bütünleşme arzusu getirecektir ve içimizdeki bilgelik bütünsel bir ışıkta kendini dillendirecektir. Kaptırıp uçmayın! Hala dünyadayız! Bir balık konuşuyor! Yerden alın göğe verin ve gökten alın yere verin, dengeyi koruyun!

Bugünün çok önemli bir diğer önemli olayı 09:57’de gerçekleşen Plutonun ileri hareketidir. Plutonun geri hareket dönemi içsel gücümüzdeki yoğunlaşmanın yükseldiği bir dönemdir. Plüton şimdilik bilinen bir insanın gücünün ulaşabileceği son noktadır ve bilinçdışını temsil eder. Bilincinde olmadığımız bir güçtür ve yaşamın çok ileri boyutlarında kendini gösterir. Majik bir gezegen olduğu bilinir. Hipnotizmal bir gücü söz konusudur. İyi- kötü eşiğinin ötesindedir. O, tüm potansiyellerdeki gücün  simgesidir ve bunu yapabildiği her ne şekildeyse hayata geçirecektir. Burada bizim öz farkındalığımız çok önemlidir. O öfkenizde de sevginizde de size ışık tutabilir; bununla bilrikte öfkenizin yıkıcılığı yaşamınızın da yıkılışı demektir. Yıkan, yıkılır. Bunu bilmek gerekir.

Sevginin var ettiği bir yaşam, bizde var olan ve bize akan sevginin de kendisidir. Bu anlamda 17 Nisandan bu yana gerçekleşen Plutonun geri hareketi ile oluşan içselleşme süreci şimdi yaşam döngüsünde meyvalarını verecektir. Pluton gücü doğum haritalarımızdan gözlemlenebilir ve bunun hangi evimizde olduğu önemlidir. Bir burçta kalma süresi 11 ila 30 yıl arasıdır. Bu yüzden kendisi gibi yavaş hareket eden Uranüs ve Pluton ile jenerasyon gezegenleri olarak bilinir. Bu yıllarda doğan kişilerde ortak bir tema oluşturur.

Pluton, oğlaktaki bu yolculuğunda Satürn temasını güçlendiriyor ve ölümsüzleştiriyor; çünkü Pluton ölümün çok ötesinde bir güçtür. Satürnün de yayda olduğunu düşünürsek, bu dönem, ruh ve onun gücü ve bunu yaşamımızda kullanabiliyor olmak hem daha büyük bir sorumluluk yüklüyor hem de daha geniş bir çeperde bir potansiyeli var ediyor. Gücümüzü nasıl kullandığımızın farkında olmak önemlidir. Cadılık kuralı ‘’ Yaptığın her şey, en az kırk kere sana dönecektir. ‘’ Zaten Pluton da ‘’ büyücü, tedavici, şeytan, cadı ‘’ olarak bilinir. Seçim bizimdir.

05:17 itibariyle Mars başak burcunda hareket etmeye başlıyor. Artık bendeki çocuk bizdeki hizmet kavramına geçişini gerçekleştiriyor. Mars başak burcunda enerjimizi nasıl kullandığımız önem kazanır. Verimlilik teması ön plana çıkar. Burada da gücümüzü nasıl kullandığımız önemli olur. ‘’ doğru dozaj ‘’ çıkış yolu olabilecekken, ‘’ titiz, telaşlı ve aptal ‘’ bir görüntü çizmek sürecin gölgesinde kalmak olur. Enerjimizin tasarruflu kullanımı bizi çözmek istediklerimizde çözüme, aksiyse detaylarda boğulup enerjimizi dağıtmaya götürür. Her şeyi biz çözecek değiliz. Yardımcı olacağız diye kendimizi kaybetmemeliyiz; çünkü biz yoksak artık hiçbir şey yoktur ve bazen yardımın ardında kendi ihtiyaç duyduğumuzla yüzleşmekten kaçış olabilir! Sınırları koruyarak öncelikleri belirleyebilmeli ve ardından esnemeleri kontrollü bir şekilde gerçekleştirmeliyiz. İşte bunlar önemli!

Geldik nihayet ‘’AŞK DETOKS’’umuzun 3. gününe, bakalım bugün neler gelecek, bırakıyorum ellerim yazsın, ben de okuyorum:

Bugün yaşam yolculuğunda en büyük adımın olan bir anla seni karşı karşıya getirmek istiyoruz. İlk kez kaybettiğini düşündüğün an! İlk aşk acısı da diyebiliriz buna, şimdi bu anı hatırla ve oradaki duygunun adını  bul. Bu duygu sana neyi hatırlatmış olabilir? Sence ne daha farklı olabilirdi ve o günden bugüne ne değişmiş olabilir? Her birine bir kelime ekle! Dün, bugün ve yarın olsun bu kelimeler ve şimdi onları yan yana yazarak meditasyona gir ve orada sana bir şeyden bahsedilecek seninle ve yolculuğunla ilgili ve bu tek kelime olarak içine doğacak, onu bul ve şimdi resmet! İşte bu kelime senin aramağanın, bugün bizden sana verildi ve kendinden kendine! Şimdi onu al, onun açacağı bir kapı, yaşamında var. İşte bu, şimdilik! Yolculuk devam ediyor, bunu hatırla!

Sizi seviyorum,

Hüseyin Akdağ


23 Eylül 2015 Çarşamba

24 Eylül 2015 Perşembe ( AŞK DETOKSU 2. Gün )




Gün Enerjisi ( Numeroloji ) : 23 / 5

Günün Rehber Kartı : Joker

Güneş : Terazi

Ay : Kova

Gün Yöneticisi : Jüpiter

Bugün gün titreşimi içinde bulunduğumuz koruyucu bir ışığın varlığından söz ediyor. Geçen bayramın da ilk günü 23 / 5 titreşimine gelmişti hatırlıyor musunuz? 5, birey ile toplum ilişkisini işler aslında, ruhtan beslenir ve bilgeliktir. Saklı olandır. Bugün derinliklerimizde keşifler söz konusu olabilir gibi gözküyor. Bayram dediğimiz bir ritüeldir aslında ve insanları bir çatı altında toplayarak pozitif duygularda birleşimlerine katkı sağlama amaçlıdır. Zamanla değişim ve dönüşümlere muhakkak ki maruz kalır; bununla birlikte özüne sadık kalmak ve burada olanı hatırlamak en sağlıklısı olacaktır. İç sesimizi duyarak barışa doğru akan suyun farkındalığı ile kendimizi ifade edebilme ve buradaki ruhsal varoluşun hikayesini görebilme!

Bugün Ay kovadaki hareketine devam ediyor. Orijinal bir bayram olabileceğinden bahsetmiştik dünkü yazımızda, daha ilginci bir de rehber kartımız olarak ‘’joker’’ çıktı karşımıza, ‘’joker’’ çok sürprizli bir karttır, Uranüs etkisinde olduğundan söz edilir. Bu bayram dillerde kalıcı bir tat bırakabilir, çok güçlü kapılar kendiliğinden aralanarak yüreklerimize kendini bir başka işleyebilir. Tam da Güneş Teraziye geçmişken, Venüs ile birbirlerini karşılıklı ağırlıyorken, gerçekten sevin ve gerçekten sevebildiğiniz her neyse ve sevgiyi orada yürek dolusu hissedebildiğiniz, orada olmayı seçin. Mutlaka çevrenizde olan herkesin aslında yolunuzu aydınlatan bir Tanrılık ışığı olduğunu hatırlayabilin!

Gün yöneticisinin de Jüpiter olduğunu görüyoruz. Büyüme genişlemedir Jüpiter, bolluk ve berekettir, şanstır, Tanrısal oluştur, adalettir. Hak olun ve Tanrının gözleriyle yaşama bakmaya çalışın. Her şey bir yolculuktur aslında ve insan bu yolculuğun özde ne değerli bir ışık taşıdığının farkında değildir çok kez! Bizler hep birlikte öyle büyük bir gücüz! Yeter ki birleşelim! Tek bir kişi bile es geçmeksizin ne kadar birbirimize birbirimiz olan parçalarla donatılmış olduğumuzu keşfedebilelim!

Bugün 09:39’da Terazinin 0 derecesinde olan Güneşle, terazinin 1 derecesindeki Kuzey Ay Düğümü kavuşuyor. Kuzey Ay Düğümü bizim ruhsal çekilimimizin neye doğru olduğunu anlatır; bununla birlikte ay düğümleri karşıt burcundaki Güney Ay Düğümü ile birlikte yorumlanmalıdır. Venüs ve Mars da dikkate alınmalıdır. Venüs ve Mars Aslanda ileri hareket ediyor. Duygularımız savaşma arzusunda barışan, barışma arzusunda savaşan bir akış sergiliyor. Dünden bugüne doğan farkındalık bugündeki yarın kapılarını açan ışık oluyor. Karanlık bizi aydınlığa taşır; bununla birlikte bizim önce karanlığa alışmış gözlerimize rağmen gözlerimizi açabilmemiz gerekir.

Bugün hem sevginin içinde eriyor olmak hem de o bütünde kendimizi bulup bunun ne anlama geldiğini fark edebiliyor olmak gerekiyor. Samimiyet ve tutku, işte kendimize giden yolda, o yolun ışığı bu olurdu. Bir annenin evladına aşkı gibi, tertemiz ve baki; bununla birlikte bu sevginin onun gölgesi olmasını da asla istemezdi. Aklın ışığında kalabilmeliydi ve çok hassas bir tartıyla hareket edebilmeliydi. Gerçek sevgi bunu gerektirirdi. Bazen vakti olduğu için ‘’ Dur! ‘’ ve bazen her şeye rağmen yeri olduğu için ‘’ Geç! ‘’ diyebilmeliydi. İşte bunları anlayabilmek önemliydi.

Gelelim ‘’AŞK DETOKS’’umuzun 2. gün ritüeline, şimdi tamamen bırakıyorum bakalım parmaklarımız ne yazacak, gökyüzüne bakınca, ‘’ Ne kadar doğru zamanda başlamış. ‘’ diyorum böyle bir çalışma, tamamlamaya kararlı olanlar ne şanslı:

Bugün sevginin tamamen içinde olduğunun  farkında ol! Bugün tüm sevdiklerinden vazgeç! Bir günlüğüne hepsinden soy kendini ve kendine sarıl sadece! Her ne kadar her seferinde olanı, gördüklerinden sana yansıyanlarda bulmak istemişsen de bugün sevgiyi anlatan üç özel an bul kendine, onu en yoğun hissettiğin üç an, ruhunda ve bedeninde ve şimdi bu anları kronolojik bir sıralamaya koy!

İlkinden bir kelime, tek bir kelime seç ve ikincisi ve üçüncüsü! İlki anneyi temsil ediyor senin için, ikinci babayı ve üçüncü çocuğu ve hepsinin toplamı AŞK’tır senin için! Şimdi bu üç kelimeyi ‘’AŞK DETOKSU’’ defterine yaz ve kapa gözlerini! Bir seyahate çık ve şimdi, geri dön kendini hazır hissettiğinde ve bir şeyler çiz! Resmin, yüreğinin kapısı! Dün ne çizmişsin bak bakalım! Neler geçti içinden ve dünkü üç kelimen ile bugünküler arasındaki bağı kur! Yüreğin seninle konuşuyor ve devam edecek, bu kesin, yarın görüşmek üzere!

Sizi seviyorum,

Işık Bayramlar,

Hüseyin Akdağ

22 Eylül 2015 Salı

23 Eylül 2015 Çarşamba ( AŞK DETOKSU BAŞLIYOR )




Gün Enerjisi ( Numeroloji ) : 22 / 4

Günün Rehber Kartı :  Aziz

Güneş : Terazi ( 11:20 itibariyle )

Ay : Kova ( 20:51 itibariyle )

Gün Yöneticisi : Merkür

Bugün gün titreşimi bize bugünün yeni kapıların açılmakta olduğu bir gün olduğundan bahsediyor ve bugün, ipleri ele alma vakti gelmiş gözüküyor. Nereden geldik, nereye gidiyoruz ve bu yolculukta direksiyon hakimiyetimiz ne durumda? Ne kadar farkındayız yolculuğumuzun ışığının ve ne kadar keyfinde ve içindeyiz bu yolculuğun? Sonuca odaklandık, çile mi çekiyoruz yoksa süreç içindeki şansın farkında büyüme ve küçülmelerle yol mu alıyoruz? İşte bunlar önemliydi. Bu yolculuk bizim için çok değerli ve bunu hatırladığımızda, değerimiz olan yerde, bu değere sahip olanla buluşmak nasip olabilirdi.

Bugün gökyüzü çok hareketli! Öncelikle 06:59’da Venüs- Uranüs üçgeni göze çarpıyor. Venüsün ileri, Uranüsün geri harekette olduğunu düşünürsek senin içindeki ben ile buluşma faslı baş gösteriyor. İlişkilerdeki yansımaların farkındalığı ve bu farkındalığın yaşam bütünlüğümüze olan bilinçli katılışı önemli olacaktır.

Saat 11:20’yi gösterirken Güneş teraziye geçiyor. Burada da benzer bir tema ön plana çıkacaktır. Başakta hizmet ediyorduk ve varlığımız çevremizle bütün bir ışıkta kendini gösteriyordu. Şimdi işler değişiyor, artık yaşamın içindeyiz ve işin içine mantıktan öte aşk katılıyor. Aşk benin batışı ve senin doğuşunda bizin keşfidir. Barış, görmek ve duymak demektir ve bunun ardındaki sevgi ışığının farkına varabilmektir. Herkesin birbiri içindeki muhteşem varlığının farkına varabilmek!

21:36’da Güneş Satürnle altmışlık bir açı oluşturuyor. Bunu Güneş Satürnden destek alıyor şeklinde de yorumlayabiliriz. ‘’kahraman’’ ‘’yaşlı kişi’’den destek alıyor. Bu çok değerli bir ışıktır. Hele ki Satürnün yayda olduğunu, Güneşin teraziye geçmiş olduğunu düşünürsek! ‘’ Ben kimim? ‘’ sorusu bugün bizi özümüzdeki çok değerli ışıklara götürür ve o bizim içsel bilgeliğimize açılan çok değerli bir kapıdır. Bugün bunlar önemli!

Bugün Merkür günü! Merkür ‘’Tanrıların habercisi’’dir ve onu ‘’işaretler’’ olarak görebiliriz. Bugün işaretlere dikkat! Bunların neler olabileceğinin farkında olmalıyız. ‘’AŞK DETOKSU’’ na başlama çekilimimiz tesadüf değil anlaşılan!

20:51 itibariyle Ay Kovaya geçiyor. Oğlakta sıkı bir sorumluluk havasındaydık. Ensemizde varlığını ve soğuk nefesini hissettik az çok takibin! Kovada, burada yaptığımız ihtisas, içeride olanın dışa kendi rengindeki yansımasını sağlamak için aktive oluyor. 

Yaşama daha farklı bakıp birlik ve bütünlükte yeni keşifleri hayatımıza ışık ışık katabileceğimiz iki gün bekliyor bizi! Bu bayram bugüne kadar olanlardan çok daha farklı olabilir, içsel çekilimlerinizin süreçteki akışı belirleyebilmesine izin verin. Bazen rutini bozmak, gerçek olanı uyandırıp onu yaşamımızın ışığı yapmaktır. Ne de olsa kalpler hep bir! Amin.

Gece 02:14 itibariyle Ay, Uranüs ile kare yaparak boşlukta hareket ediyor. Duygularımız ile içsel baskı arasında bir sürtüşme olarak yorumlayabiliriz bunu, duygularımız bir yana çekiyor, içimizdeki dürtü ayrı telden çalıyor gibi! Sakin kalalım ve kendimize bu süreç içindeki bütünlüğü sağlayabilecek bir dengelenme şansı yaratalım. İhtiyacımız olan şey, akış içindeki kendiliğindenliğe izin vermek ve burada kendimizi, kendimiz ile iletişim kurmaya yanaştırabilmek! İzin verelim olsun, her şey kendimizden kendimize, bunu hatırlayalım yeter! Sabah saatlerinde bu durum Venüs ile biraz daha yumuşayacaktır. Bugün çok değerli bir farkındalık günü, kendinizle kalmak için kendinize izin verin. Gün rutininde kalmaya çalışın ve önemli kararlar için mümkün olduğunca 20:51 sonrasını tercih edin. Bugün ruhsal çalışmalar için verimli bir gün olacaktır.

Rehber kartımızın da Venüsün güven ışığını besleyen boğa temasındaki ‘’aziz’’ olduğunu görüyoruz. Bugün ruhsal olarak korunduğumuz ve gücümüzün yüksek olduğu bir gündeyiz. Bunu nasıl kullandığımız çok önemli! Barış yolumuz, sevgi ışığımız, umut yarınımız ve insan sırrımız olsun ve hepsi bizde ruh ile buluşup aşkı doğursun. Toplumsal sınırlar gündeme gelebilir. Sosyal varlığımız ile ilgili önemli eşikler söz konusu olabilir. Varlığımızın bütün olduğunu hatırlayalım ve olan her şeyin ardındaki Yaradanın sesini duymaya çalışalım!

Gelelim merakla beklediğiniz ‘’AŞK DETOKSU’’nun ilk gün ritüeline! Şu an bile bilmiyorum neler olacağını, şimdi başlıyorum:

Bugün kendinize izin verin ve en sevdiğiniz ve en yakın ulaşabileceğiniz bir mekanı seçin. Karşınıza kendinizi aldığınızı hayal edin ve gözlerinizin içine bakın. Sanki kendinizle sohbet ediyormuş gibi, kendinize birkaç soru( içinizden ne geliyorsa ) sorun ve içten cevaplar verin. Bunları bu 21 gün için özellikle ayırdığınız bir deftere yazabilirsiniz. Şimdi buradan üç kelime çekin, sizi heyecanlandıran ve içinizde bir yerlere dokunan üç kelime, bunlar bugün sizin sihirli kelimeleriniz olacak. ‘’abra kadabra’’ gibi, buldunuz mu? Gözlerinizi kapatın, derin derin nefesler alın, bu kelimeler sizi nerelere götürüyor? Bırakın götürsün, akışa izin verin, bu enerjisel bir aktivasyon da olacaktır. Burada oluşan ışığın büyüyerek tüm yaşamınızı sardığını hayal edin ve gözlerinizi açın, içinizden gelen neyse bu üç kelimenin altına çizin ve kendinize teşekkür edin, olan her şey için ve bilin ki şu an bir kapı açtık, üç kapıyı, kelime diyecektim kapı çıktı ağzımdan, sık sık kendinize hatırlatın, onlar bir resim yapıyor olacaktır kelam ışığında, bunun farkına varın, kapıları açtık kutlu olsun, bugünlük bu, şimdilik, yarın bunların ne anlama geldiğini anlatıyor olacağım ve yeni bir ışık yakacağız İNSAN’ın gücüyle ve bu her şey için yeterlidir, muhakkak ki şimdide!

Sizi seviyorum,

Hüseyin Akdağ

21 Eylül 2015 Pazartesi

22 Eylül 2015 Salı ( Dünya Günü )




Gün Enerjisi ( Numeroloji ) : 21 / 3

Günün Rehber Kartı :  Dünya

Güneş : Aslan

Ay : Oğlak

Gün Yöneticisi : Mars

Bugün sorumlulukların ön plana çıktığı bir gündeyiz ve bugün hayatı ciddiye almak gerekiyor; bununla birlikte keyif ve huzurun  bu bütünlükten bize yansıyışını da duyumsayabilmeliyiz. Sorumluluğunu aldığımız her ne varsa o bizim yaşamımızın ışığıdır ve yolumuzu aydınlatır ve bu yolculuk çok değerli! Bilincine vardıklarımız, bizim daha yükseğe çıkan merdiven ışığımızdır. Yaşam, sonsuz bir yolculuk ve biz bu yolculuğun öneminin farkında olmalıyız. Bunu sağladığımızda onun bunu bize özellikle hatırlatmasına gerek kalmayacaktır.

Yaşam, krizlerin nasıl yönetildiğiyle anlamlanır. Kriz anı, bir hatırlayış anıdır ve ezber bozulduğunda, sırrın kapıları da aralanır. İhtiyacımız olan bunu uyandırabilecek ışığı yakmaktır. Gün titreşimi bu noktada bir vurgu ile karşımıza çıkıyor. Dışsal büyüme, içsel büyüme ile bütün olduğunda, gerçek de tamamlanıyor ve bütünleşme bu oluyor. An ışığında, zamanın akışını yakalamak ve bu akışta kendi yükselişimizi sağlamak gerekiyor.

Bugün rehber kartımız gün titreşimi ile kavuşum halinde (21. kart ) ‘’dünya’’ kartı, Satürn teması ön plana çıkıyor. Sorumluluklar! Derinleşme ve derindeki ışığı açığa çıkarabilecek olan gücü uyandırabilme! İçimize gerçekleştirdiğimiz her yolculuk bizi hazinenin keşfine götürür. Cevher açığa çıkarılmalıdır. Bunu gerçekleştirecek olan ustadır. Ustalaşmak, andaki akışın ışığında, oluşumu tamamlamak ile mümkündür. Emek, ekmek, büyütmek ve geliştirmek! Yeni oluşumlarla bu süreci destekleyerek, yeni imkanlar yaratabilmek, var olan potansiyelleri aktif ışığa dönüştürebilmek, kendimizi bilmek ve bu bilişi ışığımızla yaşama indirmek, onu gerçekleştirmek! Hayaller, var olanın tohumudur. Tohum, toprağa ekilip can suyu verildiğinde hayat bulur. Şimdi köklenme için neye ihtiyaç duyduğumuzu hatırlama zamanı! Bunlar önemli!

Ay oğlak teması bu vurguyu güçlendiriyor. İçsel çekilimimiz de bu yönde ilerliyor. Farkında olmalıyız. Durumun gölgesi, içsel büyümeden kopmuş bir dışşal büyüme olabilir ki bu kontrolsüz bir büyüme anlamına gelir. Bu da kişiye taşıyacağından daha fazla yük getirebilir. Gerçek güç, üstesinden gelebildiğimizdir. İçsel büyüme, dışsal olarak kendini ifade edemediğindeyse sıkışma yaratır ve kişi karmaşır. İhtiyacımız olan, içi dışarıda, dışarıyı içeride büyüterek ve karşılıklı beslenimi koruyarak hareket edebilmektir. Her şey bir bütündür ve bu bütünün ışığı önemlidir.

Bugün Mars günü, bugün bir savaş var, bu kesin; bununla birlikte bu savaşın nasıl bir savaş olduğu çok önemlidir. Savaş, barışın değerinin idrakında gerçek ışığı yakabilir. Barışı, kaçışı demek olan kişi, gerçek barışın ne olduğunun farkında değildir. Barışmış da değildir. O sadece ertelemektedir. Savaşı, barışı gerçekleştirmek adına cesareti uyandırmak olan kişi ise, kendi karanlığının önüne dikilmiş ve onunla barışını gerçekleştirebilmiştir. Herkes bize görevlidir ve bir mesajla bize gelir. O mesajı görmek, yolun ve yolculuğun ışığını yakabilmek ve böylelikle gerçek gücün yenmek ve yenilmenin çok daha ötesinde olduğunun farkına varabilmektir. Dünya yenmek için çok genç, yenilmek içinse çok yaşlıdır. Dünya bilgelik demektir ve onun kendisi olmak, her şeyi bütün şekilde okuyabilmektir.

Bugün ihtiyacımız olan tek şey var: Sorumluluk ve bunun bilincinde olmak! Yaşamda tesadüfen bulunuyor değiliz. Her birimiz kutsal bir bütünlüğün her bir ayağı olarak çok değerliyiz. Olmasak olur! Olursak? İşte o zaman her şey anlamını bulur. Şimdi, olduğumuzu, bunun bir anlamı ve bu anlamın çok değerli olduğunu hatırlama zamanı! Bir olarak kapıdan geçebiliriz, ben olarak tüm zamanın ışığını yakabiliriz, biz olaraksa cennet olup doğabiliriz. Şimdi sadece bizde saklı ben ışığını bulma zamanı! İşte bu, şimdilik ve şimdide!

Sizi seviyorum,

Hüseyin Akdağ

20 Eylül 2015 Pazar

21 Eylül 2015 Pazartesi ( Kendini Bulmak )




Gün Enerjisi ( Numeroloji ) : 20 / 2

Günün Rehber Kartı : Mahkeme

Güneş : Aslan

Ay : Oğlak ( 15:32 itibariyle )

Gün Yöneticisi : Ay

Bugün gün titreşimi bize iç sesimizi duymanın öneminden bahsediyor, derinliklerimize çekildiğimiz ve oradaki gerçek gücü keşfetme ihtiyacında olduğumuz bir gündeyiz. Bugün olgunlaşan ve yenilenişinin ışığını yakmış olan bir sistemin asil hedeflerinin ışığında olma günü! Bugün her şey bir oluş içinde, bize düşen bu oluşun farkına vararak bunu destekleyebileceğimiz bir ışık yakmak, seçimlerimizin ve bu seçimlerin özündeki ışığın farkında olarak kendi bütünlenişimizin kapılarını aralamak!

Bugün rehber kartımızın 20. kart olan ‘’mahkeme’’ kartı olduğunu görüyoruz. Bugün iç sesimizin ve yolculuğumuzun bu safhasında her şeyin bir akış dahilinde olduğunun farkına varmak, bu akıştaki farkındalığımızla yaşam yolculuğumuzdaki bütünleşmeyi sağlamak önemli olacaktır. Bir öz farkındalık sürecinden geçiyoruz. Sistem bizi kendimizle ve kendimiz gibi olan çehrelerimizle buluşturuyor. Onlardaki beni görmek, bendeki sen ile bütünleşip yaşamdaki bütünlüğün ne anlama geldiğinin, içimizdeki yaratıcının farkına varabilmek, kaynağı keşfedebilmek ve oradaki güçle yenideki biz olan ışıkla birleşebilmek, bunlar önemli olacaktır.

Ay, 15:32 itibariyle yaydaki yolculuğunu tamamlayarak oğlağa geçiyor. Sorumluluk teması biraz daha ön plana çıkar. Bizi zorlayan süreçlerin bize neyi hatırlatmaya çalıştığının farkına varmalıyız. 12:00 itibariyle Ay, Güneş ile kare yaparak boşlukta hareket ediyor olacak. Ay bizim nasıl yansıdığımızdır, Güneş ise kim olduğumuz, ne kadar olduğumuz gibi, içimizde taşıdığımız gibi kendimizi ortaya koyabiliyoruz? Bunu gerçekleştirme yolunda almamız gereken sorumluluk nedir? Ay oğlağa geçene kadarki saatleri biraz daha kendi içimize dönerek, büyük kararlar almak yerine gün rutiniyle veya daha önceden kararı verilmiş işlerle ilgilenmek için değerlendirebiliriz.

Oğlak için olduğu gibi olmak ve bunu bu ışıkla yaşamda ortaya koymak önemlidir. Oğlağın içindeki iyi ve kötüyü çok iyi tanımlayabilmesi ve onu en etkin şekilde yönetebiliyor olması gerekir. İçimizdeki kötü onu yok saymamız ya da onu bastırarak yok etmeye çalışmamız için değildir. Onu karşımıza alıp onunla iletişim kurarak ihtiyaç duyduğumuz cevapları bulduğumuzda, kendi özümüzdeki yaşam ışığının da farkına varırız.

Bugün Ay günü, bugün hislerimizin epey yoğun olduğu bir gün, içimizdeki annenin uyanık olduğu bir gün, korumacı ve kısıtlamacı değil, kendi gelişiminden sorumlu bir profil oluşturmalıyız. Anne olmak, otorite olmaktan öte, içimizdeki otoritenin önce bizimle ilgili bir yolu olduğunun farkına varmayı gerektirir. Kendi kısıtlanışlarımızın yaşamda ne anlama geldiğinin farkına vardığımızda, bilinçli seçimler için ihtiyaç duyduğumuz şeyin kendimize ve yeterliliğimize güven olduğunu görürüz. Bu güven, çok derinlerden beslenir. Kaynağı hatırladığımızda, yaşamımızda buna ihtiyaç duyan her parça da kendi yolunu açar. Kendi yolunuzdaki ışık olduğunuzu bilin, kahraman beklemeyin ve kimsenin de kahramanı olmaya çalışmayın! Yaşam birilerinin kahramanı olmak için değil, her birimizin, yolumuzun kalemi olduğunu hatırlamak içindir. İşte bu, şimdilik!

Sizi seviyorum,

Hüseyin Akdağ



20 Eylül 2015 Pazar ( Ben Kimim? )



Gün Enerjisi ( Numeroloji ) : 19 / 10 / 1
Günün Rehber Kartı : Ölüm
Güneş : Aslan
Ay : Yay
Gün Yöneticisi : Güneş

Bugün gün titreşimi Merkür, Jüpiter ve Güneş yoğunluğuna işaret ediyor ki Merkürün geri harekette olduğunu düşünürsek bugün içimize dönüp kendimize kim olduğumuzu soruyoruz ve burada derin bilgelik ve anlayış ışığında kendi yaşamımızda bu anlamdaki farkındalığımızı tartıyoruz.

Bugün bir keşif günü ve bu içsel bir keşif ve bu keşifin bizde yarattığı heyecan ve coşku yeni zamandaki kapıları aralayacaktır. Bugün Güneş günü, bugün kendimizi tanıma günü, bugün kim olduğumuzu hatırlama günü, Ay tutulmasına doğru gittiğimiz şu günlerde buna ihtiyacımız olacaktır.

Yay burcunda olan Ay da bizi keşifler anlamında destekliyor. Bir yolculuğa çıkasımız varsa bugün bu yolculuğun kendi içimize oluşu ve bu anlamda ışıklarla buluşmakta olduğumuzun farkındalığı bize çok daha iyi gelecektir; bununla birlikte her yolculuk aslında insanın kendine ve derinlerine yolculuktur. Doğada ve insanda keşfettiklerimiz aslında kendimizde keşfettiklerimizdir. Her şey bizdir, o zaman yola çıkarken bu yolculuğun kendimize olduğunu hatırlamamız gerekir. Yeni insanlarla tanışmak, kendi yeniliklerimizi ve kendimizle ilgili bilmediklerimizi hatırlamaktır. Yeniyi yeni yapacak olan, bizim de yenilenebilmişliğimizdir.

Bugün rehber kartımızın ‘’ölüm’’ olduğunu görüyoruz. ‘’ölüm’’ bize artık yenilenmenin ışığını yakmamız gerektiğinden bahseder; bununla birlikte yeninin doğabilmesi, eskinin tamamlanabilmesi ile ilgilidir. Şöyle düşünün: Gardolabın içi tıklım tıklım eşya ile dolu, çoğunu giymiyorsunuz, giyemiyorsunuz bile; bununla birlikte inatla atamıyorsunuz. Yeniyi nereye sığdıracaksınız?

Kabulleriniz var. O kötü, bu böyle, şu şöyle… Herkes ve her şey için geçerli olan buysa, siz nasıl öyle değilsiniz? Siz değilseniz mutlaka birileri de değil; bununla birlikte kendi inançsızlığınızda inancınızın yaratabileceği bir çekim alanındaki buluşmaları gerçekleştiremezsiniz. Hayal kırıklıklarıysa taşıdığınız üzerinizde, bu hayal kırıklıklarını besleyecek olanlarla karşılaşırsınız. Sorumluluğunu alıp yaşamınızdaki döngülerin ‘’ Burada neyi daha farklı yapabilirdim? ‘’ dediğinizde bu farkındalıkla yolu açabilirsiniz.
Bilin ki kimse kötü değil ve siz de değilsiniz; bununla birlikte uyanmadığınız bir yaşamda uyanamamışlardan şikayet ederek kendi uyanmışlığınızı gerçekleştirebilecek değilsiniz. Sizin göreviniz insanları uyandırmak falan da değil! Uyanış, ‘’ birlikte yarat ’’ eylemidir ve siz orada olduğunuzda, orada olan da sizinle olur. Uyanmak istemeyeni, direneni uyandırmaya çalışmak, aynayı silerek kendinizi temizlemek istemek eylemidir. Uyanın ve bu uyanışın tüm yaşamı da uyandırabileceğinin farkına varın. ‘’ Ben kimim ve neyi daha farklı yapmalıyım? ‘’ Neyi artık geride bırakmalıyım? Ne kadar farkında olarak eylemler bütünlüğünde bulunmaktayım? İşte bunlar önemli! Bugün kendi gücünüzün o gücü yaratıp onu kullanma şansını yaratacak olan farkındalığınız olduğunu hatırlayın ve şimdiden farkına varmaya başlayın. Kendini görmek yaşamı görmektir ve yaşamı görmek, kendini bilmektir. İşte bu, şimdide!

Sizi seviyorum,

Hüseyin Akdağ